Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

23 Temmuz 2017 Pazar
İki maç çok ders!

Trabzonspor’un 3 günde oynadığı ve birinde UEFA Kupası’nda rövanşı riske ettiği, diğerinde de Süper Lig’de ilk kez puan kaybettiği iki maçtan alacağı çok ders var. Bu derslere geçmeden önce iki maçta da takımı centilmence ve olağanüstü destekleyen taraftarına bir çift sözümüz olacak: Her zaman böyle olun.

21 Eylül 2004, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Milli maç ve sonrasındaki bedava bilet-otobüs krizini yaşatanları aranızda barındırmayın. Hakkınızdaki olumsuz yargıyı böylece kısa sürede silersiniz. Gelelim derslere; Bir takım oyun disiplinini sadece yenilme riskine girdiği ve bu nedenle panik yaşadığı dönemlerde kaybetmiyor. En tehlikelisiyle, zafer sarhoşluğu yaşarken karşılaşıyor. Eğer takım Bilbao maçında skor 3-0 iken futbolun ve elemeli maçların çok basit gereklerini yerine getirebilseydi, haftaya İspanya’ya turistik bir seyahat yapıyor olabilecekti. Ama olmadı. çünkü AB Sözcüsü’nün de TCK Tasarısı’nın hükümet tarafından geri çekilmesini değerlendirirken söylediği gibi, “Trabzonspor adeta kendi kalesine iki gol attı!” Sadece bizi değil, kendi başkanı da şaşırtan ve son yıllarda oynadığı pozitif futbol ile herkesin beğenisini kazanan Nurullah Sağlam yönetimindeki Gaziantepspor, hiç bir rakibine bu kadar mahkum oynamadı. Hiçbir maçta beraberliği kurtarabilmek için bu kadar futbolu basit kılacak çarelere başvurmadı, böyle hiçbir beraberliğe de bu kadar sevinmedi. Ama bu tutumuyla çok önemli bir ders verdi: “Evet 5’te 5 yapmış olabilirsiniz. Ama bundan sonra karşınıza çıkacak bir çok takım bu anlayışı benimseyecek. Kapalı savunmaları nasıl aşacaksınız? Önleminizi alın!” Trabzonspor’un kapalı savunmalardan dert yanarak kaybedilen bu iki puana mazeret bulma gibi bir lüksü olamaz. Gaziantep’in verdiği bu dersi iyi algılayıp, bundan sonra kilidi kıracak taktik anlayışın geliştirilmesi, futbolcuların bunları ezbere bilip, kenar yönetimin saha içinde fazla uyarısına gerek kalmadan hayata geçirmesi gerekir. Bunların ayrıntıları teknik adamların işi ama futbolu iyi bilen bir izleyicinin -ki Trabzon’da sayıları çoktur!- tribünden görebildiği çok basitleri de vardır. Kalabalık savunmaları ikiye birlerle, duvar paslarıyla göbekten delme girişimlerinin yanı sıra kanatlardan çizgiye inip kale sahasına bilinçli kesilecek toplarla aşmak mümkündür. Ölü topları -köşe vuruşu, frikik vs- iyi kullanmak gerek. Trabzonspor bunları yapamayıp, son yarım saat içinde 8 oyuncusunu adeta ceza alanına hapsettiği rakibini yenemedi. Son ders Almanya’dan mail dostu Aslan Püskül’den: Futbol bir hata oyunudur tıpkı satrançtaki gibi, birisi veya birileri hata yapacak ki siz de hedefinize ulaşasınız. Ama bu hataları en aza indiren, daima ön sıralarda yerini alacaktır. En aza diyorum çünkü dünyada hatasız ne futbolcu ne de takım ne de teknik adam vardır. Trabzonspor bize çok keyifli ve mutlu anlar yaşattı. Ama zaman zaman istemediğimiz böyle durumlar da olabiliyor. Mutlu olduğumuz zaman diliminin içinde bunu bize yaşatanları pek düşünmeyiz ve sorgulamayız, sadece doyasıya yasarız! Ama ne zamanki arzulamadığımız sonuçlar geldi işte o zaman sorumluları sorgulamaya biletlerini kesmeye ve yerin dibine sokmaya baslarız. Biz Trabzonlular bunu yapmayalım. Doğru söze ne denir!