Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

25 Mart 2017 Cumartesi
İki fotoğrafın düşündürdükleri

Geçtiğimiz hafta sonu iki karşılaşmayı tribünden izledik. İlki; Trabzonspor-Ankaragücü, ikincisi de Çaykur Rizespor-Fenerbahçe maçı. Bu iki maçtan iki enstantane kaldı aklımızda. Birini bizzat, diğerini de merkezi Trabzon’da olan Bölgesel Karadeniz Gazetesi’nde gördük.

25 Ağustos 2005, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Önce bizzat gördüğümüzü anlatalım; Fenerbahçe ligin ilk iki maçında iki beraberlik almış, son şampiyon olarak büyük hayal kırıklığı yaşatmış, üstelik Çaykur Rizespor maçında yenik duruma da düşmüştü. Nobre’nin golüne çılgınca sevindi sahadakilerle, kulübedekiler. Bu arada genç Semih ilk onbirde oynuyor ve fırsat üstüne fırsat kaçırıyordu. Aurelio yoktan var ederek hazırladığı pozisyonla ona golü attırdığında kulübeyi görecektiniz. Herkes Semih’e koştu. Golü sanki kulübede oturanlardan biri atmıştı. Saha içindekiler dövercesine sevdiler kendisini. Karadeniz Gazetesi’ndeki fotoğrafa gelince; televizyonlardan izlemişsinizdir. Bu maça attığı ve attırdığı gollerle damgasını vuran Yatara, muhteşem golünden sonra adeta kanatlanmış, basın tribününün ve dolayısıyla Trabzonspor yedek kulübesinin önünden uçuyor adeta. Tribünler çılgına dönmüş, herkes ayakta alkışlıyor kendisini. Deklanşöre tam yedek kulübesinin önünde basılmış. 3 futbolcu var orada, isimlerini vermeyeceğiz. Biri ayakta elleri arkasında donuk bir yüzle Yattara’ya bakıyor. Diğeri ellerini üst üste koyduğu ayaklarıyla birleştirmiş, Yattara’yı izliyor sadece. Üçüncüsü de, bacak bacak üstüne atmış, sakin sakin alkışlıyor. Trabzonsporlu dostlarımız kusura bakmasınlar. Bu iki fotoğrafı bir gözlerinin önüne getirsinler, bize hak verecekler. Trabzonsporlu futbolcu arkadaşlarımız da kusura bakmasın. herkesi katmıyoruz tabi ki bu olaya- ama nedense hiç mutlu değiller. Tribünleri mutlu edemediler, Şampiyonlar Ligi’nden elenerek, daha ikinci haftada sezon sonu çok aranacak olan iki puanı kaybederek ve Ankaragücü maçının kısa bir bölümü ve muhteşem golleri hariç futbolun keyfini tam yaşatmayarak üzdüler. Ama kendi mutsuzlukları çok başka. Ya aldıkları parayı beğenmiyorlar ya yedek kaldıkları için küsüyorlar, olmasa başka nedenler ortaya çıkıyor ve hem kendilerine hem de takıma zarar veriyorlar. -Herkes kendini biliyor, üzerine düşeni, buradan alsın.- Silkenip kendilerine gelmeleri gerek. Dışarıya çok kötü görüntü veriyorlar. Herkes kendi aldığını değil, diğerinin aldığını ölçü kabul ediyor. Başkasınınkini öğrendiğinde kendi isteyerek anlaştığı ücretle mutsuz oluyor. Bir “iyileştirme” sözüdür gidiyor, yönetimin acizliği dengeleri bozuyor. Kürşat geldi, birkaç maç iyi oynarsa o da takımın genel hasına uyup “iyileştirme” talep ederse şaşmayın! Darılmaca, küsmece yok arkadaşlar. Belki farkında değilsiniz ama dışarıdan böyle görünüyorsunuz, bakın Şampiyonlar Ligi’nden elendiniz, bu insanlar yine de size sahip çıktı, bu sahiplenişin hakkını veriniz. Para kazanırsınız nasıl olsa, ayrıca Trabzonspor’dan fazla size para verecek kulüp zor bulursunuz. Dün sorduk öğrendik, bir kuruş geciken ödeme yok. Bir gün yönetim, kendine gelir de gitmek isteyene, bırakın fazlasını, “istediğin ücret kadar bonservis bedeli getir git” diye rest çektiğinde, bilin ki, -bir ikiniz dışında- ortada kalırsınız. Darılmaca, küsmece yok arkadaşlar. Trabzonspor’u para çok bozdu. Biz bugün bir kez daha söyleyelim istedik, kızsanız da. Ama gerçek bu: “Gönüllerin Şampiyonu” irtifa kaybediyor sayenizde!