Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

04 Aralık 2016 Pazar
Hoca yabancı olmalı

“10 yabancının kapısını çalıp ‘ret’ cevabı alan yönetim büyük bir panik içinde. Bundan sonra yerliye dönüş tatmin etmez. Herkesin kabulleneceği bir yabancıyla anlaşmak gerek”

24 Mayıs 2006, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Teknik direktör konusunda bir kararsızlık var. Listedeki yabancılardan herhangi biriyle henüz net bir anlaşma yok. Sizce Trabzonspor’un teknik direktörü yerli mi, yabancı mı olmalı? -Halilhodziç’in durumu belli değilken, kendisine “B Planımız var” diyerek aba altından sopa gösteren yönetimin blöfü tutmadı. Halilhodziç sonrası, “Mutlaka yabancı!” diyerek kendilerini bağlayan, sonrasında da 10 dolayında yabancının kapısını çalıp “ret” cevabı alan yönetim tam bir panik içinde. Bundan sonra yerliye dönüş, taraftarı tatmin etmez. “Çirkin sen burada bekle, güzel olmazsa sen!” mantığıdır bu yapılan ve teklif edilecek yerlinin de gururunu zedeler. Yerliyi bekleyen en büyük tehlike, tribünlerde oluşacak “Zaten başkasını bulamadılar da onu aldılar” gibi bakış açısıdır. Böyle bir durumun ardından ilk olumsuzlukta yeni teknik direktör arayışı gündeme gelir. Herkesin kabulleneceği bir yabancı şu an için en akılcı olanıdır. Henüz teknik direktör belli değilken, transfer yapılması doğru mu? -Trabzonspor teknik direktör bulmadığı gibi transfer konusunda da ciddi bir çalışma yapamadı. Eğer devre arasında Halilhodziç ile çalışmama olasılığı söz konusu olmuşsa, yeniden yapılanma anlamına gelecek düzeyde 9 futbolcu gönderilip, 8 futbolcu almak gibi bir yanlışlık yapılmamalıydı. Bu yanlış ortadayken, bugün henüz bir teknik direktör alamadan Fatih’i satmak da dahil bir transfer çalışması yapmak daha büyük bir yanlış olur. Gelen teknik direktör “Fatih olsaydı şampiyonluk sözü verebilirdim!” derse yönetim ne yapacak. Maalesef Trabzonspor’da yanlışlar, yeni yanlışları doğuruyor. Fatih Tekke önümüzdeki sezon zaten serbest kalacak ve bedelsiz ayrılacak. “Para önemli değil” deyip Fatih’i bir sezon daha tutmak mı, yoksa satmak mı daha akıllıca? -Fatih, bir transfer politikasının, bir sistemin gereği olarak satılırsa evet ama bir finans kaynağı olarak düşünülür de satılırsa, bu durum mevcut yönetimin, diğer iki listenin toplamından fazla oy alarak seçilmesini sağlayan gerçekle çelişir. Eğer Fatih, bu sezon gönderilmediği takdirde sözleşmesinin bitimini bekleyip bedelsiz gitmeyi kafasına koymuşsa zaten yapacak bir şey yok demektir. Keşke “Gelecek sezon gidersem imza atar kulübüme yine para kazandırırım” diyebilseydi. Trabzonspor’un da bedelsiz gönderme gibi bir lüksü yoktur. “Fatih’in şimdi paraya çevrilmesi mi, yoksa bedelsiz gitmesini göze alarak bir sezon daha oynatılması mı?” diye bir ikilem keşke söz konusu olmasaydı. Başkan Nuri Albayrak seçim sürecinde, “Dünya çapında yıldızlar” sözü vermişti. Ancak henüz somut adımlar atılmış değil. Bu vaat sizce gün geçtikçe inandırıcılığını kaybediyor mu? -Özkan Sümer’le başlayan ve Atay Aktuğ ile devam eden süreçte “Paralı Başkan” dönemini kapayan Trabzonspor’da son genel kurulda Nuri Albayrak, büyük vaatlerle göreve geldi. “Seçimden bir gün sonra yıldızlara imza attıracağım” dedi. Ama bu vaadini sezon sonuna “öteledi.” Bugün gelinen noktada camiada, Albayrak ve ekibinin yeni yıldızlar almayı bir yana bırakın, “mevcut yıldızların hangilerini gönderecek?” kaygısı hakim olmaya başladı. Bu anlamda ciddi bir güven bunalımı söz konusu oldu ve inandırıcılıkları kayboldu. Şimdi camiada çoğunluk, “Fatih’i ve diğer yıldızlardan en az birini daha satarlar, bu parayla miadını doldurmuş bir iki isim alır geçiştirirler” diye düşünüyor. Dolayısıyla Trabzonspor’un geleceğiyle ilgili kaygı duyuyor.