Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

03 Aralık 2016 Cumartesi
Hilal ve O!

Genç gazeteci Filiz Eyüboğlu, izlediği Trabzon ilköğretim Okullararası Kros İl Birinciliği’nden dönüşünde karşılaştığımızda hayli heyecanlıydı. Gözlerinin içi gülüyordu adeta. Bir solukta anlatıverdi olanları, nefes almadan...

27 Mart 2007, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Genç gazeteci Filiz Eyüboğlu, izlediği Trabzon ilköğretim Okullararası Kros İl Birinciliği’nden dönüşünde karşılaştığımızda hayli heyecanlıydı. Gözlerinin içi gülüyordu adeta. Bir solukta anlatıverdi olanları, nefes almadan: “24 Şubat İlköğretim Okulu 6. sınıf öğrencisi Hilal Coşkuner, yarışmayı birinci olarak sürdürürken, arkasında koşan 8. sınıftaki arkadaşı Sibel Yur bayıldı. Geri dönüp arkadaşını gören Hilal, kazanabileceği yarışı bırakıp, arkadaşının yanına koştu, onunla ambulansa binip hastaneye gitti.” Gazeteci arkadaşımızın heyecanının, yakaladığı ödüllük haberin verdiği keyifle sınırlı kalmadığı, hemcinsinin bu özverisini anlatırken gözlerinin dolmasından anlaşılıyordu. Kuzey Ekspres’ten Eyüboğlu’nun habercilik hakkını TSYD ve çeşitli basın kuruluşları, Hilal’ın Fair-Play’e tek başına yıllarca örnek olacak hareketinin hakkını ise başta Milliyet “Yılın Örnek Sporcusu” seçerek ve çok sayıda ilgili ilgisiz kuruluş verdi. Artık Trabzon’un gururuydu Hilal. Ama bir de madalyonun diğer yüzü vardı. Çünkü dünyanın gündemine Hilal değil, birkaç kurşunla malum olayın kahramanı (!) girdi. O her yerdeydi artık, herkes O’nu konuşuyordu. Beyaz beresi, kimileri için “moda”, kimileri için “bela” oldu. “Kahraman” uygulamasıyla Ay Yıldızlı Bayrağın önünde, resmi bir kurumda çekilen fotoğrafı kapak yapıldı! Trabzon adı artık hep onunla anılmaya başlandı. O, Trabzonlu O’ydu işte. “Trabzonlu O” aşağı, “Trabzonlu O” yukarıydı. Ama Trabzonlu Hilal unutulmuştu. Trabzonlu Hilal’in gündeme getirdiği değerler artık kulak ardı edilmişti. O günden bu güne, O gazete haberlerinin manşetinde, televizyon haberlerinin birinci sırasındaydı. Ama Hilal’in aldığı ödüller tek sütun girmeye başlamıştı gazetelere. Televizyonlardaysa esamesi okunmuyordu. Hadi gelin bu durumu Hilal’in kendisine, Hilal’e özenenlere açıklayın.. Gelin Trabzon’u “potansiyel suç şehri” görenlere Hilal’i anlatın hadi. Anlatamazsınız, çünkü onlar doğruyu yani Hilal’i değil, O’nu tanıyorlar. Onunla yatıp, onunla kalkıyorlar uzun süredir. O medyatikti, Hilal değil. Asla açıklayamazsınız tertemiz yürekli Hilal’e bu durumu. Sonuçta tarih birini “katil”, diğerini “örnek sporcu” olarak anacak. Ama Trabzon, örnek kızıyla değil, katiliyle anılmaya devam edilecek. Olan Trabzon’a oldu, koca şehre yazık oldu yani.