Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

09 Aralık 2016 Cuma
Gündemdeki Trabzon

Son iki sezon ikinci olmasına karşın “Gönüllerin Şampiyonu” diye anılan Trabzonspor’un son 8 ayına bir bakın; her biri bir kurumun ciddi biçimde sarsıntı geçirmesine neden olabilecek bir çok olumsuzluğu ard arda yaşadığını göreceksiniz. Görecek ve hayret edeceksiniz.

01 Şubat 2006, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

O zaman daha iyi anlayacaksınız; şampiyonluk hedefleyen Trabzonspor’un adının bugün neredeyse küme düşme tehlikesi yaşayabilecek takımlar arasında neden anıldığını. Hey gidi günler! Bu takım ön elemeyi aşacak, Şampiyonlar Ligi’ne katılacak, renklerine gönül verenlerin ligde 22 yıllık özlemine son verecekti. Yapılması gereken çok fazla da iş yoktu. Kadro korunacak, iki üç takviye, yeterli olacaktı. Görev başındakilerin bazılarının acemiliği, bazılarının sorumsuzluğu, bazılarının kişisel hırsı derken, idari ve teknik hataların birbiriyle yarışması sonucu ne kadro korunabildi, ne de arzulanan takviyeler gerçekleşti. İnsan sabote etmeye kalksa, bu kadar olurdu. Siyasal ilişkilerin kurum hassasiyetlerinin önüne geçmesiydi bu sonun temellerini atan. Sonra siyasetin için için kurumu kemirmesi. Anhortosis hezimeti ilk sinyal. Teknik hatalar, yanlış transfere bağlı yetersiz kadrodan, bahis nedeniyle önemli fire, kötü skorlar, teknik kadroda deprem, sakatlıklar derken, gemi su almıştı bir kere. Birkaç kelle yetmiyordu, daha fazlasını istedi “kelle avcıları!” Kötü gidiş daha da iştahlandırdı onları. Top yekün saldırdılar, basın toplantıları, internet sitelerinde anketler derken amaçlarına ulaştılar. Kötü sona katkısı yadsınamayacak yönetim de gitti, Diyarbakır’da tavan yapan kötü sonuçlar nedeniyle. Sonra seçimler, iktidar partisinde bunca uğraşın doğal sonucu “parti içi gruplaşmalara” sahne olan kongre. İnanılmaz vaatler, yıldız yağmurları derken yeni yönetim. Bir maç kafilesinde eşofmanlı kaptanın neden olduğu silah krizi. Yıldız yağmurundan, deneme yanılma yöntemine geçiş, sakat mı, yetersiz mi olduğu henüz anlaşılmadan gönderilen denek! Ve Trabzonspor yeniden gündemde. Saha sonuçlarıyla, yıldız transferleriyle değil. Önce Federasyon seçimleriyle. Adı asla hak etmese de Kayseri’de olduğu gibi bundan sonra hemen her maçta “korunmacı” olarak anılacak konumuyla. Başbakan Federasyon Başkan aday adayı arasında başkan düzeyindeki “aracılıkla.” Ve Trabzonspor yeniden gündemde. İki kaptanının kendilerine ve eşlerine ait otomobil işyerlerine sıkılan kurşunlarla. 1. sayfalara, ana haber bültenlerinde. Ey Trabzon Valisi, ey Emniyet Müdürü. Bu olayın faillerini bulup ortaya çıkarmak göreviniz. Başaramazsanız, kurşunlar Trabzon’a sıkılı kalacak. Çete mafya neyse, haydi hukukun gücünü üstün kılın. Yoksa gereğini yapın! Ey Gökdeniz, ey Fatih siz de ne biliyorsanız mutlaka ilgililerle paylaşın. Bildiklerinizi saklamayın. Unutmayın “sizin için yalan söyleyen size de yalan söyler!” Bu olayın Trabzon şehrinin üzerinde kalmasına izin vermeyin. Tabi ki “bu şehre hizmetlerinizin karşılığı bu olmamalıydı” ama şunu da bilin ki; Trabzonspor’da bugüne kadar başka bir futbolcu bahis cezası almadı, başka hiçbir bir kaptan eşofmanıyla silah teslim masasına gitmedi, görüntü çekilirken şarjörü doldurmadı, gerekçesi ya da mesajı kimlere ve nerelere, ne olursa olsun.