Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

25 Mayıs 2017 Perşembe
Gökdeniz ve vicdanın sesi!

Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, somut verilere dayanmaksızın ‘vicdani’ bir karar vermiş; Gökdeniz Karadeniz tedbirsiz, toplam 7 futbolcu, teknik direktör ve menacer de tedbirli olarak Profesyonel Disiplin Kurulu’na sevk edilmiş.

23 Ağustos 2005, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Milli Takımlar Başdanışmanı Fatih Terim, Bulgaristan’da, kendi ‘vicdanıyla’, kendisini göreve getiren ‘yönetenlerinin vicdanına göre’ direkt suçlu olmasa da, suçlu olma olasılığı varolan Gökdeniz Karadeniz’i milli maçta oynatmış. Teknik Direktör Şenol Güneş, “Bana yemin etti, futbolcuma güveniyorum!” diyerek oynatıp, tribünlerin müthiş sahiplenmesini sağladığı Gökdeniz’i ilk yarıda oyundan alınca, futbolcu maçın devamını seyretmeyip evinin yolunu tutmuş. Yokluğu otobüste fark edilmiş. Bu işlerde ciddi bir yanlışlık var. Hafife alınır işler değil bunlar. Zaten Kıbrıs Rum Kesimi ekibi Anorthosis’e elenip, Konyaspor’a puan kaptırarak bir kriz dönemi geçiren, yetmeyip Başkan Atay Aktuğ - İbrahim Yattara ilişkisiyle ayrı bir sıkıntı yaşayan Trabzonspor’da uğraşılacak zamanın olmadığı iş yani... Gökdeniz Karadeniz suçlu mudur, değil midir? Suçluysa vicdanlara göre neden tedbirsiz, değilse neden bu töhmet? İddia edildiği gibi Galatasaray - Trabzonspor karşılaşmasında rakip lehine bahis oynamış mıdır? Elde bir insanı böylesine suçlayacak belge var mıdır? Futbolcu “yoktur” diyorsa ve eğer elde belge yoksa beyanı doğru kabul edilmelidir. Hele işin içinde Teknik Direktör Şenol Güneş’in dediği gibi yemin varsa, inanılmalıdır. İnanmayanlar, kendi yeminlerinde kullandıkları değerleri tartışmaya açmaktadır. Burada bir insanın onuru, şerefi söz konusudur. Eğer suçu varsa, Gökdeniz korunmamalıdır. Eğer gerçekten kendi takımının aleyhine bahis oynamışsa ilk cezayı Trabzonspor vermelidir. Vicdanla micdanla olacak işler değildir bunlar. Belge yoksa, bizi de Gökdeniz’in yemini bağlar. Çünkü biz de yeminimizde kullandığımız değerlere önem veririz. İnsanlara güveniriz. Aksi kanıtlanmadıkça genç bir oyuncuya, Türk futbolunun önemli bir kişiliğine vicdana sığınarak yapılan iş vicdansızlıktır. Gelelim Gökdeniz’in yanlışına; taraftarın kendini bağrına bastığı, bir asist yapıp, arkadaşlarına 3 kez pozisyon hazırladığı maçta çok top kaybı yaptığı için, morali daha da kötüye gitmesin diyerek oyundan alınmasının ardından tesisleri terketmesi affedilir cinsten bir iş değil. Gerçi, hareketinin bir protestoyu içermediğini, tamamen moral bozukluğuyla ilgili olduğunu açıkladı, ama yeterli değil. Gökdeniz’in şu sıralar en dikkatli olması gereken zamanlar. Bırakın Federasyon Yönetim Kurulu’nun vicdanını, bu zaten tartışılıyor. Ama gerçek vicdanlarda suçlu ilan edilmek demek, bitmek demektir. Gökdeniz’e düşen bu vicdanları fethetmektir.