Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

17 Ocak 2017 Salı
Giden, gelen, kazanan!

Önce Gökdeniz vakâsı, sonra Anorthosis faciası. En sonunda da eşofmanlı kaptanının silahı...

19 Aralık 2005, Pazartesi Yorum Yaz
A+ A-

Tüm bunlar çizdiği kişiliğiyle özdeş Trabzonspor imajını zedelese de, kötü saha sonuçları nedeniyle geride buruk bir kitle bıraksa da, Atay Aktuğ, özlemi duyulacak düzgün bir spor adamı kimliğiyle gitti. Genel kurul deyimiyle ‘ibra edilerek’ bilineniyle ‘aklanarak’ geldiği İnönü Stadyumu’ndaki veda maçından mutlu ayrılmanın keyfini yaşadı. Aktuğ’un ‘eski başkan’ sıfatıyla Şeref Tribünü’nde oturduğu saatlerde Trabzon’dan beklenen haber geldi: “Selefiniz Nuri Albayrak” Çok olgun bir ortamda geçen seçim sürecinin ardından Trabzonspor Başkanlığı’nın çok deneyimli rakiplerinden ezici bir sonuçla alan ve kurumun önümüzdeki iki yılına yön verecek olan Nuri Albayrak’ın iki ciddi handikapı var. İlki Atay Aktuğ imajı. Sonrası verdiği iddialı sözler. Kendini bağlayacak o kadar sözü ve vaadi var ki! Beklenti çok büyük, işi çok zor. Büyüklük zoru başarmaktır. ‘Büyük Başkan’ sloganlarının altında ezilmeyeceği umudunu taşıdığımız çiçeği burnunda Başkan’ı; takımı, kendini mutlu eden-başarılı kılan ilgili skorun açıklandığı dakikalarda, zor bir maçın skoru için büyük bir mücadele veriyordu. Geçen hafta kolay bir maçı bir dakikada veren, son dönemde zaten aldığı skorları büyüklüğüyle çelişen Bordo-Mavili takımın kendisiyle aynı kategorideki rakibine karşı mücadelesinin ilk yarısı, iki tarafın da içine sinmedi. Her ne kadar Beşiktaş baskılı gözükse de, iki kritik pozisyon Trabzonspor’dan geldi. Sergen-Tümer değişikliğinin ilk teknik adam müdahalesi olduğu ikinci yarının başlarında Szymkowiak-Yattara mükemmel işbirliğinin gol olan sonucu maçın havasını değiştirdi. Tigana’nın ıslıklanan ikinci müdahalesiyle Beşiktaş’ta bir çok oyuncunun görev yeri saha içinde değişti. Ama Beşiktaş’ın, karla karışık -çoğu kar- yağışın ağırlaştırdığı sahada rakip alanda çoğalması çok da sık gerçekleşmiyordu. Gerçekleşenlerinde de beceriksizlik faktörü ön plana çıkıyordu. Tıpkı Fatih’in takımını rahatlatacak ikinci gol fırsatını harcadığı gibi. Beceriksizlik desen değil, acemilik desen değil, her neyse! Futbol maçlarında, yenik takımın hocası hücum zenginliğini artırdıkça, galip takım savunmasına takviye yapar. Bu basit durum amatör maçlarda da böyledir. Halbuki Beşiktaş’ın gelecek gücü yok. Ama Halilhodziç de öyle yaptı. Neyse ki, bu kez Yattara’yı sonuna kadar tuttu! Tuttu da ilk yarı tatiline takımının mutlu girmesine en azından bu yönde büyük katkısı oldu. Ayrıca, çok önemli; kazanan haklıdır! Hakkını verelim.