Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

03 Aralık 2016 Cumartesi
Gerçekçi hedef

Galatasaray yenilgisi, son haftalardaki kötü oyununa karşın kazanmayı bilen Trabzonspor’da, bu durumun yarattığı suni havayı dağıttı.

15 Mart 2007, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Galatasaray yenilgisi, son haftalardaki kötü oyununa karşın kazanmayı bilen Trabzonspor’da, bu durumun yarattığı suni havayı dağıttı. Bundan sonra Bordo-Mavililer'in idari ve teknik sorumluları, bulutların üzerinde uçmayı bırakıp, ütopik değil daha gerçekçi hedefleri kamuoyuyla paylaşmak durumunda kalacaklar ki; doğru olanı da bu... Süper Lig’de geride kalan 32 yılının en kötü dönemini geçirdiği 2006-07 sezonunda, adı daha bir ay önce küme düşme tehlikesi yaşama olasılığı bulunan takımlar arasında anılırken, Trabzonspor’un bugün gelinen noktada en gerçekçi hedefi; Fortis Türkiye Kupası’nı almak ve bu yolla UEFA Kupası’na katılma şansını elde etmektir. Son yenilgiyle birlikte veriler çok net ortaya koyuyor ki bu takım, matematiksel olarak şansı devam etse de; şampiyonluk mücadelesinden tümüyle, ilk iki avantajından da ciddi biçimde uzaklaşmıştır. Bütün bu gerçekler ortadayken, kurumun yetkili ağızlarının, “çok başarılı bir mücadele örneği verildiğini” iddia ettikleri Galatasaray maçı sonrası hala daha “ilk iki” edebiyatı yapmaları, bu renklere gönül vermiş kişilere, büyük beklentilerin; kısa sürede hayal kırıklığına dönüşmesine neden olduğu sendromu yaşatmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Bu noktaya gelinmesinde payı tartışmasız büyük olan Galatasaray maçının kaybına neden olan faktörlerin başında, son haftalardaki kötü futbolun geldiği gerçeğine karşın, sorumlu ağızların başarıdan söz etmeleri de, sadece renktaşların değil, kendi kendilerinin de kandırılmasıyla ilgili bir durumdur. Üst üste dördüncü kez kazandığı Konya maçı sonrası dikkat çekmeye çalıştığımız gibi; Trabzonspor’un rakibi Galatasaray’dı ve her zaman futbol şansının Bordo-Mavili ekipten yana olmasının beklenmesi saflık olurdu. Nitekim de öyle oldu. Trabzonspor’un maça ağırlığını koyduğu bölümler, hiç pozisyon bulamadığı ilk 15 dakika ve genelde adına “korkaklık” denilen “kontrollü oyun” anlayışından, “var olan hücum gücünü kullanabilme” cesaretinin gösterildiği ve çok sayıda fırsatla eşitliğin yakalandığı 45-53. dakikalar arasıdır. İlk yarının son yarım saatinde rakibe bir mahkumiyet söz konusudur. Eşitlik golünden sonra rakibin çok ezici baskısına önlem alınamamış, bunalan savunma ikinci gole engel olamamıştır. Kötü başladığı maçı iyi devam ettiren Ceyhun oyundan çıkarılınca da, kötü Yattara, onun görevini yapamamış, Trabzonspor sadece tesadüfi hücum girişimleriyle sonuç üretme peşinde koşmuş ve tam bir hayal kırıklığıyla maçı tamamlamıştır. Başarı bunun neresindedir?