Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

10 Aralık 2016 Cumartesi
Geleceğe yatırım

Yazarımız Ergun Ata, Trabzonspor'un yaptığı transferleri değerlendirdi...

29 Haziran 2008, Pazar Yorum Yaz
A+ A-

Trabzonspor, yaptığı transferlerle uzun vadeli hedeflerini ortaya koydu. Song ismi tartışıldı ama, liderlik vasıfları taşıyan Kamerunlu yıldız, takıma büyük katkı sağlar.

Transfer sezonunun tartışmasız lideri Trabzonspor’un oluşturduğu yeni kadro daha sahaya çıkmadan camianın büyük desteğini alıp, kurumun ekonomik değerlerini olumlu yönde etkilerken , elbette bir gün sıra bu kadronun performansıyla ilgili verilerin değerlendirileceği günlere de gelecek...  Kuşkusuz en sağlıklı değerlendirmeler de o süreçte yapılacak.
Bugün transferlerle ilgili öngörümüz şöyle: Ülke içinden genel itibariyle kendini bireysel olarak  kanıtlamış, değer üretmiş, birçok kulübün kadrosunda görmek istediği, yaşları ve hedefleri itibariyle uzun vadeli süreçte yararlanılabilecek, sağlıklı bir iskeletin kurulmasında temel teşkil edebilecek ve en önemlisi de iyi sonuç üretebilecek oyuncuların  alındığı düşüncesinde, hemen herkes hem fikir...

Song’un tecrübesi inkar edilemez
Yurt dışından transfer edilen oyuncularda da bu niteliklere dikkat edildiği aşikar. Kamuoyuna yansıdığı kadarıyla yerinde çıplak gözle izlenen, bir çok alternatif arasından beğenilen ve mümkün olduğunca en geniş mutabakatla haklarında karar verilen yabancı oyuncular da Trabzonspor kimliğinin doğrularıyla en azından şu an itibariyle  yeterince uyuşuyor.
Hal böyleyken transfer edilen son oyuncu Song’un bazı kesimlerde yarattığı soru işaretleri ister istemez farklı bir analizi de gündeme getiriyor.
Song’un tecrübesini kimse inkar etmiyor. Ancak yaşı 32 olsa da bir görüş Kamerunlu oyuncuyu yaşlı statüsüne koyuyor...

Savunma transferleri yerinde
Diğer bir görüş son olarak Galatasaray’da forma giymesi ve oradan anlaşamadan ayrılması, terk edildiği ileri sürülen “İstanbul’un eskisi” yaklaşımının yeniden geri getirildiği savını öne çıkarıyor...  Olaya teknik açıdan baktığını seslendiren farklı bir düşünce de “bu kadar stopere ne gerek var” yaklaşımını dillendiriyor...

Gidenlerin yeri dolduruldu
Bu görüşlerin hepsine saygı duymakla beraber sondan başlarsak bir kere sayısal açıdan her kulübün kadrosunda en az dört durdurucunun (stoper) olması, futbolun genel doğruları açısından inkar edilemeyecek bir gerçek...  Trabzonspor’un geçen yılki kadrosundan bakarsak Çağdaş, Erdinç ve Tolga Seyhan bu sezon yoklar... Giden bu 3 stoperin yerine bizzat yerinin adamı iki oyuncu
gelmiş; Egemen ve Giray... Song bu anlamda rakamsal denkliği sağlıyor, Tayfun da eklendiğinde 4 stoper yerine oturuyor... Trabzonspor’un geçen yıl herkesin hafızasında...
Hele göğsümüzü kabartan Milli Takım’ın 1 aylık bir organizasyonda yarı finalde belki de turnuvanın en iyi futbolunu sergilemesine rağmen, savunmasındaki eksikler nedeniyle burada oluşturduğu zorunlu kadro ve yediği goller düşünüldüğünde, bu sayısal dengenin ne kadar önemli olduğunu anlatmak için fazla söze de gerek kalmıyor.

Majstoroviç çok mu gençti!
Transfer için yola çıkılırken  o mevki için düşünülen isimlerden birincisi 1977 doğumlu İsveçli Majstoroviç’di. Hiç kimsenin  yaşlı diye itiraz etmediği Majstoroviç, AEK’ya transfer olunca bu transfer gerçekleşmedi... Şimdi alınan Rigobert Song ise 1976 doğumlu. Arada bir yaş var. Eğer Trabzonspor, bu kariyeriyle Song’u Avrupa’nın herhangi bir takımından transfer etseydi kaç kişi muhalefet şerhi koyardı düşünelim... Objektif olmak gerekirse bu sorunun cevabı, “çok azı”dır...  Tek sorun Galatasaray’da oynaması...

Performans mı? O ayrı mesele...
Bunlar Song’un kağıt üzerindeki değerleri; peki ya katacakları.  Trabzonspor’un oluşan bu kadrosunun gerçek bir lidere, kariyer gücüne ve saha içi yönetmenine ihtiyacı gerçeğini kimse yadsıyamaz. Song oynadığı her takımda bu değerleriyle ön plana yükselmiş, bilinen bu etkisiyle farklılığını hissettirmiştir.
Ne olursa olsun Trabzonspor 10 gün sonra Dünya Karması’nda forma giyecek gerçek bir yıldızı kadrosuna katmıştır. Sahada Avrupa’yı bir süredir erteleyen bir kulübün adının bu arenada oyuncusuyla anılacak olması bile marka değerine büyük katkıdır.
Ha; “performans mı” dediniz? Bunu sorgulamanın zamanı tabii ki şimdi değildir...

Ergun ATA