Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

03 Aralık 2016 Cumartesi
Futbolcu-tribün ilişkileri

Tribün futbolcu ilişkilerinde yaşanan sorunlar, son günlerde bazı kulüpler için ciddi boyutlara ulaştı.

13 Nisan 2006, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Son kurban Beşiktaşlı Milli futbolcu Çağdaş oldu. Bilindiği gibi genç oyuncu Malatyaspor maçında Bilal’i düşürüp penaltıya neden olunca tribünlerden tepki görmüş, maç sonrası “Bu Beşiktaş 10 yıl daha şampiyon olamaz, sezon sonunda ayrılacağım” demiş, yönetim kurulu da kendisine 100 bin YTL ceza verip kadro dışı bırakmıştı. Benzer durum iki hafta önce erteleme maçında Trabzon’da tribünler ile Tayfun arasında yaşamıştı. Birlikte koştuğu Murat Hacıoğlu ondan çabuk davranıp beraberlik golünü atınca Tayfun’a tribünlerden gelen uğultu, hemen ardından bir pasa yetişemeyince protestoya dönüşmüş, futbolcu kulübeye işaret ederek dışarı alınmak istenmişti. Direnen Halilhodziç, rakibin galibiyet golünü bulmasından sonra oyuncunun isteğini yerine getirmiş, adeta kendisini tribünlere yem yapmıştı. Halilhodziç’in Futbol Antrenörleri Derneğini ziyaretinde, “Kendi sahamızda çok büyük baskı var. Bazı futbolcularım bu yüzden sahaya çıkmak istemiyor. Onları özel olarak motive ediyorum” demiş. Doğrudur; profesyonelliği çok iyi özümsemeyen bazı futbolcular kendi evinde, bazıları da rakip sahalardaki baskılardan bunalır, gerçek performanslarını sergileyemeyebilir. Oynamak istemeyenlerin de profesyonellikle ilişkileri yok demektir. Halilhodziç, kimleri kastediyorsa oynatmasın daha iyi. Burada dikkat çekmek istediğimiz nokta şudur; Tayfun olayında gerçek suçlu tribünler değil, Halilhodziç’in bizzat kendisidir. Çünkü Trabzonspor için önemli oyunculardan biri olmasına karşın Tayfun son haftalarda bir performans düşüklüğü göstermektedir. Israr, yıpranmasına neden olmuştur. Maalesef bu formsuzluğu gösteren bazı oyunculardaki ısrarı da, benzer durumun onların da başına gelmesine neden olabilecektir. Tayfun-Çağdaş arasındaki fark, olaya profesyonellikten öte bir renk aşkı katmıştır. Çağdaş, Beşiktaş için belli ki sadece profesyonel bir oyuncudur. Ama Tayfun, hem bir profesyonel, hem de iyi bir Trabzonsporlu ve bir evlattır. Bu yüzden söylemleri farklı olmuştur, bu yüzden Beşiktaş için Çağdaş bitmiş, Tayfun hala gelecek için umuttur. Sapla samanı karşılaştırmamak gerek. Yeri gelmişken, Halilhodziç’in kulüpteki geleceği ile ilgili çelişkili açıklamalar yeniden başladığını anımsatalım. Başkan’a göre son durum şu: Teklif yapıldı, yanıtı bekleniyor. İyi de ne zaman yanıt verecek, Trabzonspor ne zaman şampiyonluk beklentisini karşılayabilecek yapılanmayı ne zaman başlatacak? Son söz yine Halilhodziç’e. Diyor ki Boşnak teknik adam: Taraftar bu kulübü dünyanın en popüler kulübü zannediyor, ben bir takım gerçekleri söyleyince bu onlara acı veriyor. Bu kulüpte futbolculuk ve teknik adamlık yapmak zor, herkesin çok büyük beklentileri var, bu da büyük baskı yaratıyor. Bazı taraftarlar Türkiye’de daha büyük kulüplerin olabileceğini anlamıyor. Her taraftar için kendi kulübü tabi ki dünyanın en popüler kulübüdür. En yetkili ağızların çaresizliği, tabi ki onların yüreklerini yaralar. Hele küçümsemeleri yok mu? Sonra Trabzonspor 4 büyük kulüpten biridir Türkiye’de. Taraftarın kabullenemediği de, bu kulübün giderek sıradanlaşmasıdır. Bu ayrıntıyı da kendisine birilerinin anlatması gerek bizce.