ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Futbol bu!

07.03.2010

Gençlerbirliği belki de kazanabileceği maçın son 3 dakikasında dramatik bir yenilgi aldı. Futbol bu işte!

Yüksek top kaybı yüzdesine alışkındık da Trabzonspor’un, kenar toplarda bu kadar yoğun isabetsiz ortalarına pek tanık olmamıştık. Gol bulmak için uzaktan vuruş bir kez Umut’la oldu, Serdar çıkardı. Geri kalıyor; göbekten ikiye birlerle, tıpkı Gençlerbirliği’nin golünde olduğu gibi, teknik estetikli organizasyonlarla pozisyon üretmek. Bu da sadece iki kez oldu, ikisinde de Burak vardı, birinde Orhan çizgiden çıkardı, diğerinde Aykut’a çarpan top fileleri buldu. O zaman da golü yemişti ama...

Gençlerbirliği ise tam tersi performans sergiledi. Kanatları iyi kullandı, özellikle orta alanda iyi top yaptı, paslarda isabet oranı, rakibiyle kıyaslanmayacak oranda yüksekti. Bütün bunlara karşın kısıtlı sayıdaki pozisyonlarda üstün olan taraf Trabzonspor’du.

Şenol Güneş, Colman-Gabriç değişikliğiyle, oyunu daha çok kanatlara yayıp, buralardan gelecek isabetli orta oranını artırmak istedi. Thomas Doll ise bekledi, 60. dakikada iki hızlı adamını sahaya sürerek niyetini belli etti: Oyunu yarı alanında kabul edip, çabuk çıkarak skor üretmek.

Güneş’in karşı hamlesi, ‘önce mevcudu korumaya’ yönelikti ki, doğru, ‘kazanamazsan kaybetme’ yani. Önden adam eksiltip, orta alanı kalabalıklaştırmak, bunu tarif ediyor. Buna rağmen kaybedebilirdi de. Onur, inanılmaz refleksle rakibin öne geçme şansını engelledi ve takımının kazanma arzusunu ateşledi. 10 dakikalık baskı, inanılmazdı. Buna direnmek gerçekten zordu ve Gençlerbirliği belki de kazanabileceği maçın son 3 dakikasında dramatik bir yenilgi aldı. Futbol bu işte!

0 YORUM