Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

04 Aralık 2016 Pazar
Farklı kamp

Lazaroni, son dönemde 2 kez Türkiye Kupası’nın kazanıldığı, 2 kez de Şampiyonlar Ligi’ne katılma şansının yakalandığı dönemlerde görev yapan Samet Aybaba, Ziya Doğan ve Şenol Güneş gibi teknik adamlardan çok farklı bir kamp programı uyguladı.

24 Temmuz 2006, Pazartesi Yorum Yaz
A+ A-

Göreve başlamasından önce hazırlansa da, kendisinin inceleyerek onayladığı programın öncekilerden en önemli farklılığı, daha çok dayanıklılık -fizik - kondisyona dayalı çalışmaların uygulandığı Gerede Kampı’nın bu sezon için gerçekleştirilmemesi oldu. Almanya’da bir futbol takımının çalışmaları için çok ideal bir bölgede yapılan kamptaysa, sadece 2 kez Gerede benzeri topsuz çalışma yapıldı. Lazaroni, kondisyon ve dayanıklılık antrenmanlarını genelde topla yaptı. Bu uygulamasıyla ilgili basın toplantısındaki soruları, “Her yiğidin bir yoğurt yeme şekli vardır!” atasözünü henüz öğrenemediğinden olacak, benzer anlama gelen, “Benim tarzım budur!” diye yanıtladı ve ekledi: “Brezilya modelidir.” Teknik direktörler hazırlık kamplarında, genelde zayıf takımlardan, güçlü rakiplere doğru bir maç programı tercih ederler. Bazıları bir zayıf, diğerleri güçlü olan rakipleri uygun görür eder, tıpkı Şenol Güneş’in geçen sezonki uygulaması gibi. Anımsayınız, İsviçre’de Yaung Boys (1-0), Basel (2-2), Aaru (0-0), Thun (1-3) ve Katar Milli Takımı (4-1) Trabzonspor’un rakipleri olmuştu. Tek yenilgi alınan Thun, Şampiyonlar Ligi’nde adından ciddi biçimde söz ettirdi. Bu sezon ise Brezilya modelinin doğal sonucu mu, yoksa organizatörün ciddi biçimde ekonomik çıkar ya da tasarruf kokan uygulaması sonucu mu olduğu açıklanmayan bir anlayışın ürünü olarak çok kolay rakipler seçildi. Avusturya ve Almanya 2. Ligi’nden 3, üçüncü liginden 2, Polonya 1. liginden de bir takımla maç yapıldı. 6 maçta 4 galibiyet skor olarak değerlendirildiğinde yani; rakiplerin durumu ve ortaya konan performans dikkate alınmadığında bir hazırlık dönemi için umut verici olarak nitelendirilebilir. Ama bu unsurlar devreye sokulduğunda durumun pek iç açıcı olmadığı görülür. Lazaroni’nin, maçlar başlamadan önceki basın toplantısında, “Futbolcuların geçmişi beni ilgilendirmez, bu kamp ve buradaki maçlarda sergileyecekleri performansa bakarak kadroyu belirleyeceğim!” şeklindeki açıklaması ve ilk iki maçtaki uygulaması, takım içi rekabeti ateşleyici olumlu bir unsur olarak dikkatimizi çekmişti. Ama 3. maçla birlikte Lazaroni, bu uygulamalarıyla çelişerek, kadroyu genelde geçen sezon hayal kırıklığı yaratan isimlerden oluşturdu. 6. maça kadar devam eden bu anlayışla eskiler yerini garanti gördüğü, forma bekleyenler de umutları kırıldığı için maçların ve kampın havası kaçtı. Kampta Jun ve Djokaj’a hiç vermediği, gitmek isteyen Mehmet Yılmaz’aysa çok az giydirdiği formayı, organizatörün elemanından esirgemeyerek dikkat çeken Lazaroni, belki de bu uygulamayla, “Yıldız vardı da oynatmadım mı?” demek istedi, kim bilir! Ama bildiğimiz bir şey var ki o da; teknik ve istatistiki bilgileriyle fotoğraflarını Serhat Demirtaş ve Serkan Hacıoğlu’nun çalışmalarından bulabileceğiniz Brezilya Modeli bu kamp uygulaması pek üzerimize tutmadı. Ama bütün bunlara karşın yine de UEFA ve Lig maçlarına kadar bu modelin kredisi var diyelim, hadi!