Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

25 Mayıs 2017 Perşembe
Farklı hedefler

Ziya Doğan diyor ki; Yönetimin tüm iyi niyetli (!) çabalarına karşın transferde amaca ulaşamadık. Bundan sonra yapılacak transferlerden Şampiyonlar Ligi’nde yararlanma şansımız yok denecek kadar az.” Sonra da ekliyor: Gerekli takviyeler yapılmazsa, yeniden hedef belirleriz!”

02 Temmuz 2004, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Doğan konumu gereği politik konuşuyor, öyle de olmak zorunda. Demek istiyor ki-bize göre-; “Böyle giderse hem Şampiyonlar Ligi’ne katılmak, hem de ligde hedefe ulaşmak zor. Bunu da beklentisi büyük olan kamuoyuna aktarmak zorundayım!” “İyiniyetli” çalışmaları da, “Yetersiz çalışmalar” diye tercüme edebiliriz ki, burada Ziya Doğan’a da hak vermiyor değiliz açıkçası! Geliyoruz Başkan Aktuğ’a, diyor ki: Güçlü bir kadromuz var, açık ara şampiyonuz.-Fanatik-29.6.2004-Aynı demecinde de ekliyor Başkan: Gerekli takviyeler de yapılacak. En yetkili iki organdan, sezon hazırlıkları sürerken yapılan birbiriyle çelişkili bu iki açıklama, büyük hedefleri olan bir takımın taraftarı açısından bakıldığında kaygı verici bir durum ve dikkat çekmek istediğimiz nokta da burası. Daha önce de söyledik, Trabzonspor bugünkü ekonomik durumu itibarıyla “Transfer hovardası” bir takım konumunda hareket edemez, etmemeli. Ama Trabzonspor, bırakın bu konuda bir acayip yarış içindeki Fenerbahçe ve Beşiktaş’ı, en azından bir Gençlerbirliği, bir A.Sebatspor, bir Malatyaspor vs kadar olabilirdi, olmalıydı da. Gelinen noktada durum iç açıcı olmamasına ama karşın Başkan umut dağıtıyor. -öyle ya, kombineler satılacak, beklenti içindeki taraftara moral verilecek.-Yönetim istiyor ki, en kaliteliyi en ucuza alalım. Onların tarzı bu! Gecikme teknik direktörün canını sıkıyor, kaygılarını ise direk olarak değil de, değişik yollarla dile getirmeye çalışıyor. İstiyor ki, medya bu işin takipçisi olsun. Açıklamaları büyük bir titizlikle yapıyor. Bir çatışma ortamı doğmasından kaçınıyor. Ama sinirini gizleyemiyor. Mikrofonlar-ses kaydedicileri kendine uzatıldığında tam patlayacak, frene basıyor. Hırsını antrenmanda gideriyor. Futbolcuların adeta pestilini çıkarıyor ve kafasındaki agresif, çok koşan, pres yapan, kazandığı topu olumlu kullanan oyunculardan oluşan bir takım yaratmak için didiniyor. Almanya’daki ilk 3 çalışmadaki gibi istedikleri olunca da keyfi yerine geliyor. Ta ki, transferle ilgili yeni bir soru sorulana kadar! Bu hocanın tarzı. Ama özellikle transfer konusundaki sıkıntıları kamuoyuna aktarma görevini tümüyle medyaya bırakması yanlış. Tabii ki, gelişmeler medyaya yansıyor. Medya mensupları da, kurumdaki olumlu işleri olduğu gibi aksaklıkları da kamuoyuna aktarma görevini yerine getirmeye çalışıyor. Yöntem ise kişiden kişiye değişiyor. Biz de dilimiz döndüğünce haddimizi de bilerek transfer konusunda kurumu yönetenleri sezon bittiği günden itibaren olduğu gibi, önyargısız uyarmaya çalışıyoruz. Bu da bizi tarzımız!