Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

20 Ocak 2017 Cuma
En zor maç!

Trabzonspor, Süper Lig ve Şampiyonlar Ligi’nde öyle bir döneme girdi ki, oynadığı ve başarı sağladığı her maç, bir sonrakinin önemini daha da artırıyor. Gerek yöneticiler, gerekse teknik adam ve futbolcular da, bu yüzden daha birinin sevincini yaşayamadan diğeriyle ilgili hesaplar yapmaya başlıyor.

18 Ağustos 2004, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Özellikle Ziya Doğan bu grubun sözcüsü olarak en temkinli kişi konumunda gözüküyor ve zaman zaman hiç hak etmediği halde “korkaklıkla” suçlanıyor. Halbuki aslında bu durum başarıyı getiren en büyük faktör oluyor. Trabzonspor’un Şampiyonlar Ligi Ön Elemeleri’nde üç ve Süper Lig’deki iki maçını irdeleyerek Malatyaspor maçına gelelim. Şampiyonlar Ligi 2. Ön Elemesi’nde rakip Skonto Riga olunca ve Letonya futbolunun son dönemde özellikle iyi ve çok katı bir savunma anlayışıyla geldiği nokta anımsandığında Ziya Hoca’nın tedirgin olmasına hak vermemek elde miydi? Rövanş için gollü beraberlik avantajı yeterli miydi? Çünkü, iyi kapanan rakip, bir gol bulduğu takdirde -ki ikinci yarının başında az daha bu durum gerçekleşiyordu- tur gidebilirdi. Gerçekten ikisi de zor maçtı. Sonra Dinamo Kiev. Rakip, çok yetenekli ve özellikli oyuncuları bünyesinde barındırıyordu. Biz bile gollü beraberliği avantaj kabul ediyorken -ve bir çok kişi dile getirmese de aleyhte bir fark beklerken- orada Trabzonspor farkı kaçıran taraf oldu ama ilk 20 dakikadaki ortam hiç de iyi değildi. Rövanşa kolay bakılabilir mi? Gelelim lige: İlk rakip Kayserispor, tam bir kapalı kutu, sıcaklık, yorgunluk, eksikler ve rakip sahada oynama dezavantajı. Bütün bunlar temkinli olmayı gerektirmiyor mu? Ya Sebatspor maçı. İki takımın oyuncuları çoğu kez birlikte, kulüp binalarının arasındaki fark 15-20 kilometre. Aynı şehrin takımı. Kiev’i yenmişsiniz, rehavet ve yorgunluğa motivasyon sorununu ekleyin; kolay maç mıydı? Şimdi de Malatyaspor maçı. Deplasman, Aykut Kocaman, sıcak, yorgunluk, Ziya Doğan’ın Malatya ile özel durumu, sakatlıklar. Bunlar yabana atılır, hafife alınır faktörler mi? Açıkçası kendi adımıza aşırı temkini ve hangi maç olursa olsun işi sıkı tutma anlayışını, bir kendine güvensizlik olarak almıyoruz, bu anlayışa sahip kişileri cesaretsiz görmüyoruz, hele “işi baştan zor gösteriyorlar, olası başarısızlığa kılıf arıyorlar, başarıldığında da kendilerine paye çıkarmayı hedefliyorlar” gibi görüşleri de insafsız buluyoruz. Bu yüzden diyoruz ki, Ziya Doğan haklı! Ayrıca, hedefi büyük olan takımlar için daima oynanacak ilk maç en zor maç değil midir? Devam Ziya Doğan! “Korkak” deseler de, ya da ne derlerse desinler!