Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

07 Aralık 2016 Çarşamba
Dikkat... Dikkat...

Bordo-Mavililer, Konya maçının son yarım saatinde yediği bunaltıcı baskının aynısını yaşarsa işi zor.

07 Mart 2007, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Ligde son 4 maçı kazanarak adının “maksatlı” olarak anıldığı “küme düşme potasından”, alışık, daha doğrusu ait olduğu “Şampiyonlar Ligi ya da en azından UEFA Kupası şansını kovalama bölgesine” çıkan, kupada da yarı finale adını yazdıran Trabzonspor’dan beklentiler doğal olarak arttı. Ancak skor elde etme bakımından yakalanan üst düzey istikrara karşın, ortaya konulan oyun bakımından özellikle Konyaspor maçının son yarım saatinde S.O.S verdiği gerçeğinin dikkatlerden kaçırılmaması, beklentilerin gerçekleşmesi adına çok önemlidir. Kazanırken eksikler görülür ve giderilirse bu süreç hızlanır. Bu nedenle kazanan takıma yapılan eleştirilerin altında başka şeyleri arama yanlışlığına gidilmemelidir. Oyun kurucunun önemi... Trabzonspor’un Konyaspor maçında son yarım saatte yediği bunaltıcı baskının tek nedeni oyun kurucu eksikliğidir. Bir oyun kurucu hem psikolojik hem de teknik açıdan son derece üstün özelliklere sahip olmalı. Bunun adı lider oyuncudur. Lider oyuncu; oyunun yönlendirilmesinde insiyatif kullanacak iradeye sahip olmalı, panik anlarında takımı sakinleştirecek kararları cesaretle almalı, uygulamada arkadaşları gibi panik yapmamalıdır. Bunun için önce sağlam bir psikolojiye sahip olmalı. En önemlisi de diğer arkadaşlarına güven vermeli. Teknik açıdan da, topu iyi kullanmalı. Oyunu iyi okumalı, arkadaşlarını da yönlendirmelidir. Özgürce düşünüp, sisteme sadık kalarak insiyatif kullanmalı. Topa sahip olunduğunda hızlı hücum mu, yoksa oyunun sete mi döneceğine genelde o karar vermelidir. Bireysel becerisi üst düzeyde, üstün top tekniği ve yaratıcılık ve sezgisi olmalı. Yani oyunun tüm kontrolünü elinde bulundurmalı. Bir anlamda teknik direktörün sahadaki eli kolu gözü kulağı olmalı. Taktik bilgisini, teknik becerisi ile birleştirmeli. George Hagi, Liverpool’da Gerard, Chalsee’de Lampard, Lyon’da Juninho, dünyadaki birkaç örnekten biridir. Türkiye’de oyun kurucu dendiğinde sadece hücumu organize eden isim akla geldiği için maalesef bu alanda oyunculardan yeterli derecede yararlanamamaktadır. Oyun kurucu savunmadan hücuma çıkarken ilk topla buluşturulacak adamdır. Takımın hangi alandan nasıl hücum yapacağına paslarıyla o karar verir. Eğer savunmadan hücuma çıkışta oyun kurucu yeterli insiyatifi ele almıyorsa o takım sorun yaşar. İşleri kolay değil Bu bilgiler ışığında Konyaspor maçının son yarım saatini bir göz önüne getirin. Rakip takımın tüm ataklarının, aut, kaleci atışı ve savunmadan çıkan uzun toplar olarak geri dönüşünde top sürekli yine rakip takıma gitti ve atak tazelemesi yapıldı. Trabzonspor bu süreçte inanılmaz bunaldı. Neyse ki, gol son dakikalarda geldi. O kalan kısacık sürede bile panik yaşandı. Bu haftaki rakibin Galatasaray olduğu gerçeği dikkate alınırsa, Trabzonspor’un bu anlamda işinin hiç de kolay olmayacağı gerçeğiyle karşı karşıya kalırız. “Oyun Kurucu Ceyhun”, topu savunma oyuncularından almak yerine, orta alanda, Hüseyin veya Ayman’ın topu alarak kendisine atmasını bekliyor. Ersen ve Umut birlikte ikili forvet oynuyor, top savunmada, Ceyhun da bu ikilinin yanında pas bekliyor. Trabzonspor’un hücumlarını veya hücuma çıkışlarını ilginçtir, Ayman ve Hüseyin kadar yapmıyor. Öndeki ikilinin arasına girmiş forveti üçlüyor. Takım oyun kurucusuz oynuyor. Eğer Ceyhun, sahip olduğu tipik oyun kurucu özelliklerini iyi kullansa Trabzonspor’a çok daha fazla verimli olacak. Konyaspor maçının son yarım saatinde yenilen baskıya rağmen, Ziya Doğan top tutacak Ceyhun’u işte bu yüzden oyundan alıp, Musampa’yı sözünü ettiğimiz görevleri yapsın diye sahaya sürmüştür. O da bu işi yüzüne gözüne bulaştırmıştır. Trabzonspor’un, kupadan elenmiş, ligde kötü sonuç almış ve bu nedenlerle demoralize olmuş Galatasaray karşısında yumuşak karnı bu durumdur. Galatasaray’ın son haline bakıp da, Trabzonspor’u favori görmek yanılgısına düşmemek gerekmektedir, gerçi Ziya Doğan düşmez de sadece, “anımsatalım” dedik.