Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

25 Mayıs 2017 Perşembe
Ders zamanı!

Varlık nedenleri büyük ölçüde ya da tamamıyla futbol takımları olan kulüplerin yazgısını belirleyen unsur takım performansıdır. Saha sonuçları iyi giderse, her şey iyidir. Tersi durumunda, ne kadar iyi işler yaparsanız yapın, “başarısız” diye nitelendirilmekten kurtulamazsınız.

14 Eylül 2004, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Başarının ölçütü; bazı kulüplerde kümede kalmak, bazılarında orta sıralarda yer almak, ya da UEFA Kupası’na katılmaktır. Bir kupa almışlarsa, bazı kulüplerin taraftarı sevinç gösterileri yapar, yöneticisi ve teknik adamı da bunun keyfini sürer. Ama öyle kulüpler vardır ki, lig ikinciliği, kupa şampiyonluğu, Şampiyonlar Ligi’ne katılma şansı yakalamak gibi bir çok kulübün rüyasında göremeyeceği hedefler, ne taraftarı heyecanlandırır, ne de yöneticinin koltuğunda rahat oturmasını sağlar. Tek hedef; şampiyonluktur, olmamışsa “kelle” verilir. Trabzonspor Kulübü, Süper Lig’de 6 şampiyonlukla birlikte sayısız kupalar elde eden, Avrupa’da Türkiye’nin yüz akı olan, son sezonu Türkiye Kupası ve lig ikinciliğiyle kapayan, buna karşın “başarılı” sıfatını o da lütfen alan bir kulüp. Fenerbahçe şampiyon; başarılı. Galatasaray ve Beşiktaş, bu ölçülere göre zaten sınıfta kalmış! Ligin zirvesini paylaşan bu 4 takım içinde ekonomik anlamda en zayıfı Trabzonspor. Eğer Şampiyonlar Ligi’ne gidebilse biraz nefes alacaktı, olmadı. Naklen yayın geliri bir çok kulüpten iyi durumda olsa da, aynı kategoride yer aldığı rakipleriyle kıyaslanınca çok da yüksek değil. Satış, kulüp ürünleri, reklam ve hasılat geliri bakımından, bu kulüpler içinde en zayıf olanı Trabzonspor. Fenerbahçe, bir maçta Trabzonspor’un bir sezonluk hasılatını elde ediyor. Son Gençlerbirliği maçındaki hasılat toplam 21 milyar, bu maçın kazanılmasının ardından 4 maçlık periyot nedeniyle sadece futbolcuya ödenen prim ise 130 milyar. -Gürcistan maçının bilet fiyatlarını belirleyen Futbol Federasyonu Yönetimi’nin bir kez daha kulakları çınlasın!- Durum böyleyken, bir futbolcu transfer edemediler diye Dinamo Kiev maçında yöneticilere ve bugün taraflı tarafsız herkesin beğenisini kazanan Atay Aktuğ’a yapılanlar da ortada. Üstelik bunu yapanların bir kısmı, bedava bilet - bedava otobüs tartışmasının odak noktasında yer alanlar. Şimdi Trabzonspor’u çıkarı olmaksızın seven, bu takımdan başarı bekleyen gerçek taraftarına büyük görev düşüyor. “Biletimi alacağım, Avni Aker’e koşacağım” sloganıyla bir hareket başlatıp, Atletic Bilbao maçında tribünleri tıklım tıklım doldurarak, “Bedava bilet” aldıklarında destek, alamadıklarında köstek olanlara iyi bir ders vermenin zamanıdır. Böyle bir ders, hem takımın başarısına katkı sağlayacaktır, hem de malum kişiler tarafından Trabzon’un bozulan imajını düzeltecektir. Unutulmasın ki, bugün kendilerine büyük keyif yaşatan, heyecan veren Trabzonspor’un bunu onlardan isteme hakkı vardır.