Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

08 Aralık 2016 Perşembe
Çiçek, bahar, gerçek!

Trabzonspor’un, Beşiktaş ve Galatasaray galibiyetleri sonrası “Şampiyonluk naraları” atılan dönemdeki fikrimizdeyiz yine. Farklı Ankaraspor galibiyeti, aynı kişilere, gelecekteki mutlu günler için bir müjde vermiş olsa bile. Bizce; bu yönetim anlayışının ve bu bölünmüşlüğün devamı demek, Trabzonspor’un benzer sıkıntıları ikinci yarıda da yaşaması demektir. Bu yönetimin kendi içindeki kısır çekişmeleri fırsat bilen menacerlerin, ara transfere yeniden damgalarını vurmaları demektir.

12 Aralık 2006, Salı Yorum Yaz
A+ A-

3 puanlık sisteme geçileli beri Trabzonspor, bir sezonun en kötü ilk yarısını tamamladı. Üstelik şampiyonluk parolasıyla, başkanının ütopik vaatleriyle açtığı sezonun ilk yarısını. Bir de Ankaraspor maçını kazanamasaydı, son üç takımdan biri konumuyla geçer miydi yaklaşık bir aylık süre? Yıldızları boş, vaatleri bomboş, dünyanın en ünlü teknik direktörünü getirip büyük hava yaratabileceği miktarda harcamalarla teknik direktör kaosuna imza atmış, bu yüzden ikinci adamları birbirine girmiş. 18 futbolcu almış, bir o kadar da göndermiş bir kadronun kurumu büyük başarılara taşıma olasılığı ne derecede vardır? Trabzonspor’un bugünü en kötü dönemidir. Bu kadro teknik direktörlerin uygulamalarıyla demoralize ettiği, kadrodaki varlığının önemi yokluğunda daha iyi anlaşılacağı için, belki de bir tedaviyle geçiştirilecek rahatsızlığını ameliyatla sonlandıran, böylece kendine gerçek değerini vermemiş olanlara ders veren Yattara’nın katıldığını düşünün. Küskünlerin normale döndüğünü, futbolcular arası ikiliğin ortadan kaldırıldığını da... Kadro şu anki konumunun çok üstüne çıkacaktır. Ama bu yönetimin bu anlayışla, taraftarın özlemi olan tabloyu oluşturması, vaatlerinin yakınına dahi ulaşması asla mümkün değildir. Bütün bu nedenlerden ötürü yönetimin, bir çiçekle bahar gelmeyeceği gerçeğinden hareketle, bir galibiyetle yeniden havaya girip camiayı yeni beklentilere sokmak yerine en kısa sürede gerekeni yapmasını öneriyoruz. Gereken şudur: Güvenoyu istemek. Eğer kendileri bu işi yapmazsa, “sıkıyönetim” ve “el koyma” açıklamalarına karşın muhalif kanadın sessizliğinin oluşturduğu kaygımız odur ki; böyle bir tablo hafta sonu yapılacak mali genel kurulda kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Bu da yeni bir kaos ortamı demektir. Öyle bir durumda güvenoyu istemek ve alıp devam etmek pek kolay olmayacaktır.