Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

06 Aralık 2016 Salı
Buruk veda!

Halilhodziç, bu maçla ilgisi prestijle sınırlı, sezon içinde Tigana’nın sıkça kullandığı önemli isimlerden mahrum Beşiktaş karşısına, mevcut kadrodan en ideal on biri sürdü. Bir veda maçıydı bu onun için, bu nedenle kazanmak zorundaydı. Kazandığı takdirde hem Tigana’yı ikinci kez yenip gidecekti, hem de, “11. sırada aldığım takımı 3. yapıp UEFA’ya göndererek gidiyorum” diyecekti. Ama yüzünü, kötü bir performans gösteren en ideal on biri değil, Galatasaray ile daha da önemlisi Çaykur Rizespor güldürdü.

15 Mayıs 2006, Pazartesi Yorum Yaz
A+ A-

Puan cetvelindeki konumunun ve UEFA’yı garantilemiş olmanın rahatlığıyla ciddi bir avantajın sahibi olan stressiz Beşiktaş, dostça ama futbolun gereklerini yerine getirerek, kazanmak zorunda olan Trabzonspor’la birlikte İzmirli sporseverlere keyifli bir futbol izlettirdi. Her iki kaledeki kritik pozisyonlar tribünlere heyecan da yaşattı. Her şeyin iyi olduğu ilk yarının tek olumsuzluğu, Yunus Yıldırım’ın, İbrahim Toraman’ın ceza alanı içinde topa elle açık müdahalesine devam kararı vermesiydi. Beşiktaş’ın ikinci yarıya bir ölü top organizasyonu sonucu bulduğu golle başlaması, Bordo-Mavililer’in daha bir gerilmesine neden oldu. Artık risk alma zamanıydı ve Halilhodziç Ömer Rıza’yla hücum bölgesini daha da kalabalıklaştırdı. “Kuru kalabalık” derler ya o cinsten oldu. Fatih, Gökdeniz ve Szymkowiak, kolayı varken zoru tercih edip “ince işler” sevdasıyla kendilerini de, takımı da zora soktular. Büyük umut Fatih Tekke inanılmaz toplar ezdi. Ama o ezdikçe de arkadaşları ısrarla kendisini aradı. Ezilmeyen toplar da ya savunma ya da Murat Şahin’in becerisiyle eridi. Sonra Yattara girdi devreye. İki orta yaptı Fatih ve Gökdeniz’e, “alın da atın” dercesine. Fatih kaçırdı, sahanın en kısa boylusu Gökdeniz kafayla skoru eşitledi. Maçın bitimine 5 dakika kala, sahanın en iyisi konumundaki Yattara ile ilgili “hastalık!” tekrar nüksedip de oyundan alınınca, “rahat Beşiktaş” daha da rahatladı ve uzatmalarda İbrahim Akın’la Halilhodziç’e, “güle güle!” dedi.