Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

05 Aralık 2016 Pazartesi
Böyle gitmez

Demek ki Trabzonspor Başkanı'nın Sivas maçı sonrası talimatnameler açıkken, "Puanımızı verin, istediğiniz kadar da ceza" şeklindeki veciz sözü boşuna değilmiş.

07 Ekim 2007, Pazar Yorum Yaz
A+ A-

Demek ki Trabzonspor Başkanı’nın Sivas maçı sonrası talimatnameler açıkken, “Puanımızı verin, istediğiniz kadar da ceza” şeklindeki veciz sözü boşuna değilmiş. Seyircisiz oynasınlar, yönetim ve teknik kadro da istediği gibi at koştursun. “Şu okullar olmasaydı, Milli Eğitimi ne de güzel idare ederdim” örneği...
Süper Lig’e çıkardığı, parasız-pulsuz iyi de işler yapmaya çalıştığı dönemde, yöneticilerin teknik adamlık özentisine dayanamayan Kadir Özcan, Kasımpaşaspor’un başındayken Olimpiyat Stadı’nda oynadıkları Galatasaray ve Beşiktaş maçlarındaki seyirciyle, cuma akşamını kıyasladı: En az iki katıydı. Demek ki bu Trabzonspor taraftarına bir şeyler verebilse, Olimpiyat’ı doldurur.
Geçmişte de örnekleri var. Ama işin komiği, yönetim seyirci istemiyor. Eğer tribün doluysa yetersizlikleri tepki alıyor. Son maçta dikkat ettik, Ceyhun oyundan çıkana kadar teknik direktöre tepki yoktu. Futbolu hiç bilmeyenlerin bile onaylamayacağı kararla bu oyuncuyu dışarı alınca, tribünler ona yöneldi. Başkanı’nı kurtardı bir anlamda. Santrforları 18 kişilik kadroda yok, stoperden santrfor üretiyor. Sonra da, “Bir puana seviniyor.”
“En çok puan toplayan takım” olarak övündüğü geçen sezon 2. yarı kadrosunu 8. haftada ilk kez sahaya sürebilme başarısını gösterdikten sonra Ceyhun yanlışıyla olası galibiyeti engelleyen teknik direktör, ‘iç sorunlarla’ debelenen bir semt takımıyla beraberliği ‘başarı’ sayıyor. Belli ki kendini hâlâ asansör takımlardan birinde sanıyor.
Seyirci bilinçli, futbolu, Trabzonspor’u yönetenler kadar biliyor, onlar tribündeyse, takke düşüp kel görünüyor. Böylece Federasyon’a tepkinin gerçek nedeni ortaya çıkıyor: Bu taraftara dış sahalarda da maç neden yasaklanmadı!
Bu noktada susuyor, sözü taraftar maillerinin bir cümlelik özetine bırakıyoruz: “Yeter artık, böyle gitmez.”
Bizce de...