Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

21 Temmuz 2017 Cuma
Başkan çok çalıştı

Atay Aktuğ, şirketleşme çalışmalarına büyük destek verdi ve en büyük notu burada aldı. Bordo-Mavililer’in sergilediği performans, ulaşılan noktanın küçümsenemeyeceğini gösterdi. Ancak transferde hatalar yapıldı, yöneticiler arasında ise uyum sorunu yaşandı

16 Aralık 2004, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Atay Aktuğ’un, Bahri Köse ve İskender Önal gibi iki rakibini geride bırakarak görevi devralmasının üzerinden bir yıl geçti. Olağanüstü Genel Kurul’la göreve geldiği için de Aktuğ, iki gün sonra gerçekleşecek olağan genel kurulda bir yıllık icraatının hesabını verecek. Aktuğ’un geçen bir yılını mercek altına aldığımızda artıları, eksilerinden fazla gözüküyor. Bir kulübün performansında belirleyici en önemli unsur takım performansı olduğuna göre; Aktuğ döneminde ulaşılan noktanın hiç de küçümsenmeyeceği gerçeğiyle karşı karşıya geliyoruz. Takım performansı değerlendirildiğinde başarısız sonuçlarda fatura genellikle yönetimlere kesilir ama başarıda tavır, “skorun başkan ve yönetimle ne ilgisi var” şeklinde olur nedense. Gelişmeler olumlu Aktuğ ve arkadaşlarının Özkan Sümer - Erol Tuna dönemlerinde başlatılan profesyonelleşme ve şirketleşme çalışmalarına destek olmaları en büyük artıları. Kurum, Futbol Yatırımları Tic. AŞ, Sportif Yatırım AŞ, TS Ticari Ürünler Tic. AŞ ile Borsa’ya hazır durumda. Buradan gelecek parayla bir anlamda kulübün geleceği kurtulacak. Sponsorluk çalışmaları, tesisleşme ve Hüseyin Avni Aker Stadyumu’nun kısa sürede UEFA Kriterleri’ne hazır hale getirilmesi çok önemli gelişmeler. Atay Aktuğ’un kurumu temsildeki vizyonu ve Trabzonspor Futbol Takımı’nın eski bir kaptanı olarak karizması kendisine geçen seçimde olduğu gibi bu seçimde de büyük avantaj sağlayacak. Aktuğ ve Yönetimi, geçen bir yıllık sürede bunca olumlu işlere karşın birbirleriyle uyumda sınıfta kaldı. Asbaşkan Nevzat Şakar ve kendisini destekleyen grup ile Atay Aktuğ ve diğer yöneticilerin, adeta “düşman kardeşler” gibi kutuplaşması çok çirkin bir görüntü verdi. Birinin “ak” dediğine diğer grubun özellikle ve inatla “kara” demesi bunun en önemli kanıtı. İbrahim Ege sorunu bu yüzden büyüdü. Transferde acemilik! Fatih ve Gökdeniz 1.1 trilyona razıyken sezon sonu beklenerek 1.6 trilyon karşılığı anlaşma yapılarak kulüp zarara uğratıldı. Transferde beklentilere yanıt verilemedi, Ziya Doğan’ın bu konudaki beyanlarıyla sık sık zor durumlara düşüldü. Vergi borcunda zaman kaybettirilerek borcun katlanmasına adeta göz yumuldu. Zamanında karar verilse borcun tamamını karşılayabilecek Ziya Bey Sitesi bu miktarın ancak yarısına yetti. 100 Bin Üye Kampanyası’nda ulaşılan sayı hedefin yanında çok güdük kaldı. Ziya Doğan’ın istifasına yönetim çok hazırlıksız yakalandı. Takım genel kurula bizzat başkanın ifadesiyle “emanetçi” teknik direktörle gitmek zorunda kaldı. Aktuğ ve ekibi kurumun değerlerine göreve geldiğinde verdiği önemi zaman geçtikçe azalttı. Yönetim, sadece başı sıkıştığında bu değerleri anımsandı. Aktuğ ve artık “bir ekip” olarak asla nitelendirilemeyecek olan yönetim kurulunun bir yılı bizim gözümüzle böyle geçti. Belki bugün adaylığını açıklayacak olan Osman Abanoz, “yapacaklarını vaat ederek” oy isteyecek ama Aktuğ’un kaderini büyük ölçüde bu anlattıklarımız belirleyecek. Bu bilgiler ışığında Aktuğ’a vereceğimiz not: İyi, Yönetimine ise: Vasat SON SÖZ: Kulüplerde gelenek olduğu üzere seçimlerin kaderini geçmişteki icraatlar, vaadler ve iyi ya da kötü kadrolardan çok delegelerle ilgili dengelerin belirlediği gerçeğini unutmamak gerek.