Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

04 Aralık 2016 Pazar
B Planı üzerine!

Mevlana’nın bir sözü vardır: Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir.

20 Nisan 2006, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Trabzonspor Kulübü Başkanı Nuri Albayrak ile bazı yöneticilerin son günlerde en az takımın UEFA’ya katılıp katılmayacağı kadar tartışma konusu olan Teknik Direktör seçimiyle ilgili söylemleri anımsattı bize bu sözü. Diyorlar ki özetle; Biz teklifimizi yaptık. Eğer Halilhodziç kabul etmezse B planımız var. Tabii ki bir kurumu yönetenlerin alternatif projeler üreterek bunları yedekte bekletmesi kadar doğal ve doğru bir şey olamaz, ki buna B Planı denir. Ama bu kadar hassas bir konu ulu orta dile getirilmez, getirilmemeli. Getirilirse bir güven bunalımı söz konusu olur. Eğer konunun muhatabı insansa, alternatifini bulduğunu söylediğiniz kişi, sizi de B Planı kategorisine alır ve gelen diğer seçeneklere göre tavrını belirler. Eğer tatmin edici olanı varsa tabi ki önceliği kendi A Planına verir. Burada sıkıntı doğuran durum, Mevlana’nın sözünde saklı. Tarafların, maalesef aynı dili konuşamadıkları gibi, aynı amaç uğruna, aynı duyguyu paylaşmadıkları söz konusu. Ama Başkan ve yöneticilerin buradaki B planı söylemlerinin, sadece “Konuya hakimiz, merak edilecek bir durum yok” türünden bir amaç taşıdığını kabul etsek de, bu durumun bilinen tanımının “Kaş yaparken, göz çıkarmak” olduğunu anımsatmamıza gerek yok sanırız. A Planı, B Planı tartışması bir yana burada Trabzonspor için bir de zaman planının önemi söz konusudur. Devre arasında göreve geldikten sonra kendilerine, rakiplerinin toplamından fazla oy kazandıran söylem ve vaatlerini sezon sonuna öteleyen yönetimin, taraftarı şampiyonluk beklentisine soktuğu önümüzdeki sezonun planlamasıyla ilgili çalışmalarının temposudur bu beklenti sahiplerini kaygılandıran. Daha teknik direktörünü belirleyememiş, devam etmeyi düşündüğüyle arasında giderek bir güven bunalımı baş gösteren yönetimin nereye gittiği, ne anlam içerdiğinin hesap edilmediği söylemleridir hayal kırıklığı yaratan. Oysa ki yönetim kararlılığını gösterip, zaman zaman yanlışlarını en sert biçimde eleştirsek de, “şu an için takımı en iyi tanıyan, Trabzonspor’u iyi tahlil etmiş, karizmatik, disiplinli, çalışmayı seven, Avrupa futbolunda isim yapmış, detaylara önem veren vs.” özelliklere sahip mevcut teknik direktörüyle ya da gerçekten hazırsa B Planı’ndaki isimle anlaşıp anlaşmama konusunu çoktan bitirmeliydi. Ama şimdi, B Planı açıklamasından sonra aralarında “samimiyet” sıkıntısı, taraftar nezdinde de bir güvensizlik duygusu oluşmuştur. Yöneticilik zor iştir tabi ki. Doğru zamanda doğru şeyleri söylemek, doğru kararları vermektir aslolan. Düz üyeden fark da budur. Sizleri yönetici konumuna getiren fark yani! Bu farkı fark edebilirseniz sağlıklı sonuç alır, beklentilere karşılık verebilirsiniz. Zor iştir yöneticilik tabi ki. Herkes yapamıyor, bazıları düz üye kalıyor. Yusuf Reha Alp’in Karadeniz’de yazdığı gibi, “Mesele yöneticilik yapıp, o titre sahip olmak meselesi değildir. Mesele, görevi bıraktığında oluşacak izin derinliği meselesidir.” Olay budur.