Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

06 Aralık 2016 Salı
Aralık senaryoları-1

Yönetimin aralıktaki genel kurul toplantısıyla ilgili belirsiz tavrı, bir aidat ödeme patlamasına yol açtı ve bu alanda tarihin en yüksek sayısına ulaşıldı. 3 adaylı son genel kurul için 3 bin 511 üye aidatını yatırmışken, önümüzdeki genel kurula yönelik seçim maddesi beklentisi, bu sayıyı 4 bin 335 e çıkardı.

08 Ekim 2006, Pazar Yorum Yaz
A+ A-

Çok büyük vaat ve iddialarla göreve gelmesine karşın beklentilere yeterli düzeyde karşılık verdikleri söylenemeyen yönetimin artı hanesinde çok önemli iki icraatı var. İlki; Fatih’in Zenit’e satılması. Bilindiği gibi sezon sonu bitecek sözleşmesi için uzatma taleplerini geri çeviren ve kendi tabiriyle, “inisiyatifi ele geçireceği” tarihi bekleyen Fatih’i gönderirken yönetim, ciddi bir eleştiri furyasına göğüs germek zorunda kaldı. İkincisi yangından mal kaçırırcasına sözleşme imzalanan Lazaroni konusunda yanlışta ısrarcı olunmadı. Ancak Fatih’in yerine taraftarın gönlünü hoş tutabilecek transfer yapılamaması ve Lazaroni ile ekibinin 2 aylık maliyetinin 1 milyon 275 bin doları bulması gibi faktörler, genelde kabul gören Ziya Doğan tercihiyle takımın bir tırmanış sürecine girmesine karşın, yönetimin bu durumun keyfini sürmesine, gururunu yaşamasına engel oldu. Bunların dışında yöneticilerin de göğüslerini gererek anlatabilecekleri olumlu icraatın bulunmaması, genel kurul senaryolarının reytingini artırdı. Aralık’ta ne olabilir? 1- Bir şey olmaz, gündeme seçim maddesi konulmaz. 2- Başkan yeni bir ekiple devam için seçime gider. 3- Başkan, “Haketmeden yıpratıldım, artık yokum” der. Üçüncüsü olmaz. Geriye 2 senaryo kalıyor. Kurumlarda yönetim istikrarı açısından ilk maddeden yanayız. Ama eski federasyon yöneticisinin başkan ve asbaşkan dışındaki yöneticileri küçük düşüren açıklamalarına, sadece küçük düşürülenler arasında yer alan 2. başkandan yanıt gelmesi, 2. madde olasılığını artırdı. Gönül isterdi ki istikrar adına, başkan ve asbaşkan, ekipteki arkadaşlarına sahip çıksın. Tartışılan icraatların büyük çoğunluğunda ikisinin bireysel kararları varken bile bunu yapmadılar. Eğer başkan ve asbaşkan düşünüyorlarsa ki “seçimden yeni bir listeyle çıkarız”, yanılıyorlar, o iş geçen kongredeki kadar kolay olmaz. Bu durumda en azından karşılarında, küçük düşürülen ve savunulmayan yöneticilerden, başta tek başına tavrını en sert biçimde koyabilen 2. başkan olmak üzere, önemli bir cephe oluşmuştur. “Kendi seçeceği ekiple bir şans daha!” sloganı hiç tutmaz. Çünkü, bu durum bıraktık demokrasiyi, başkanın 1 yıl önce kendi ortaya çıkış gerekçesiyle de çelişir!