Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

07 Aralık 2016 Çarşamba
Aman dikkat hocam!

Ersun Yanal, yanlışlarda ısrar ederse 'Niye Doğan gitti?' sorusu sorulur ki, bu da kredisini bitirir. Manisa şoku çabuk unutturulmalı.

01 Kasım 2007, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Ersun Yanal, yanlışlarda ısrar ederse ‘Niye Doğan gitti?’ sorusu sorulur ki, bu da kredisini bitirir. Manisa şoku çabuk unutturulmalı.

* Ersun Yanal göreve farklı yenilgiyle başladı bu önümüzdeki süreci nasıl etkiler?- Ersun Yanal’ın Türk Futbolu’nun son dönemine damga vuran teknik adamlardan biri olduğu gerçeğini yadsıyamayız. Dolayısıyla, görev süresi tamamlanmak üzere olan bir yönetimin kendisiyle 3 yıllığına sözleşme imzalaması o kadar yadırganmadı. Ama Yanal, Trabzonspor serüvenine hiç de iyi başlamadı. Kayseri’de iyi futbol sergilemesine karşın kaybeden takımın doğrularını değil, yanlışlarını tercih ederek Manisa maçına başlaması, yenilginin en büyük nedeni oldu. Tayfun’un stoper görevi yapması o maçın doğrusuydu, Manisa’da sağbekte kullanılması yanlıştı. Celaleddin’in bir önceki maçta sergilediği kötü performansını devam ettirdiği Kayseri maçının son 5 dakikalık bölümüne karşın direkt oynatılması, doğru ya da yanlış Kayseri’ye götürülmeme nedeni belli olan Erdinç’in üstelik kaptanlıkla taltif edilmesi farkı doğurdu. Ama bu demek değildir ki Yanal, kötü başlangıcına karşın kötü bir Trabzon macerası yaşayacak. Trabzonsporlular’ın beklentisi, kendinden önceki uygulamaların devamı yerine yenilik yaratıp, Türk futboluna yeni isimlerin kazandırılması yönünde. Buna uyacak isimler de elinde var. Eğer değerlendirmezse insanlar, “O zaman Ziya Doğan neden gönderildi?” diye haklı olarak durumu sorgularlar. Bu nedenle Yanal’ın, sistemde ve oyuncu tercihlerinde farklılıkları, kadroyu daha iyi tanıdığında gerçekleştireceği umudunu taşıyorum.

* Trabzon Avrupa’da yok, ligde zirvenin uzağında kupaya da yenilgiyle başladı bu sezon nasıl kazanılır?
- Trabzonspor Yönetimi, hedeflerinden bir bir uzaklaşan takımı yeniden motive edebilmek, teknik anlamda kendilerine göre var olan eksikleri gidermek için Ersun Yanal’ı göreve getirdi. Gerek ligde gerekse kupada durum hiç de parlak olmasa bile, 3 puanlık sistemde her iki kategoride de zirve yarışının içinde yer almak zor değil. Yeter ki Yanal, bu dağınıklığı gidersin, ara transferde kurumu maceraya sürükleyecek ütopik arayışlar yerine doğru hamlelerle kadroyu takviye etsin. Bu hem Trabzonspor için hem de ülkedeki kariyeri giderek tartışılır konuma gelen Yanal için önemli. İşte bu önem, Yanal’ın hamlelerinde yanlış yapma olasılığını azaltacak en büyük faktördür. Ligde bir galibiyet serisi, kupada da ikisi bir alt lig takımı biri de içeride Gençlerbirliği’yle oynanacak 3 maçtan elde edilebilmesi hiç de zor olmayan 9 puan kötü havayı dağıtır.

* Kongre öncesi Ersun Yanal, Albayrak ve ekibine ne kazandırdı?
- Getirilme yöntemi yanlış olsa da Ersun Yanal ismi yanlış değil. Boşta olan yerli teknik direktörlerle kıyaslandığında “niye o değil de bu?” denilecek bir alternatif de ilk aşamada akla gelmiyor. Ama bu doğru tercih bile görev süresi içinde 4. teknik adamla çalışmak zorunda kalan bir yönetim için seçim kozu olamaz. Dolayısıyla bu durum seçime girme kararları söz konusu olsa bile Albayrak ve ekibine avantaj sağlamaz.

* Tüm bu gelişmeler kongre sürecini nasıl etkiler?
- Trabzonspor hızla irtifa kaybediyor. İlginçtir bu durum kurumun dinamiklerini gerektiği kadar harekete geçirmiyor. Üstelik bu duruma neden olanlar da, kendi içlerinden Albayrak da devam kararı alırsa iki aday çıkarıyor. Bu şu demektir: “Biz doğru işler yapıyoruz, yola devam!” Ancak tablo ortada ve bundan hiç kimse memnun değil. Bunu düzeltecek, en azından olası adayları yönlendirip başkan kim olursa olsun genel kuruldan daha güçlü bir yönetim çıkarma misyonuna sahip duayen konumundaki kişiler, işin gereğini yapmıyor. Kimisi bugünlerde sorgulanan 2000 ve 2005 Genel Kurulları ile ilgili, tabiri caizse “oryantal” takılıyor, kimileri de, kurumu iyi yönetecek bir başkan adayının çıkmasına katkıda bulunma yerine, “kendilerinin yöneteceği” bir aday bulma çabasına giriyor. Dolayısıyla tüm bu gelişmeler, kurumun geleceğiyle ilgili karamsarlığı daha da artırıyor.

Son Söz: - Söylesem faydası yok, sussam gönül razı değil. - Fuzuli