Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

23 Temmuz 2017 Pazar
‘Trabzonspor, sadece Trabzonspor değildir’

Bu sütunu izleyenler bilir; hemen her gün gelen onlarca ve çok değerli okuyucu yorumları, genellikle görüş ve düşüncelerimizin oluşmasında çok ciddi rol oynarlar. Son olarak yaklaşık 2 yıl önce Trabzonlu olmayan Trabzonsporlular’dan Begüm Ayşe Kara’nın, okuyunca bizi, yayınlanınca da tüm okurları etkileyen yorumunu kullanmıştık. Bugün de kuralı, www.bordomavi.net’te “Şimal Yıldızı “ rumuzuyla yer alan bir yazıyla bozuyoruz. Çünkü bu yazı, Trabzonspor Olağan Genel Kurulu’nda kurumu, yönetmeye talip olacak başkan ve yönetici adaylarının işinin, ne kadar önemli ve zor olduğunu, kısır çekişmelerle ya da küçük çıkar hesaplarıyla, hele hele asla ve asla siyasal amaçlarla yola çıkılmamasını anımsatan bir yazıdır.

11 Aralık 2005, Pazar Yorum Yaz
A+ A-

“18 yaşıma kadar oturduğum Ankara’ya dedem, babam 6 yaşındayken yerleşmiş, gecekondularını kendi elleriyle yapmışlar. Kendimi bildiğim ve bugün de hatırladığım yıllarda, Trabzonspor’um Türkiye’de bir destan yazmaktaydı. Fenerbahçe 9 sene üst üste bizi yenememişti. Trabzon’un Ankara’ya her gelişi benim için bir bayramdı. Zevkle, daha 5 yaşındayken maçlara gider, eve hep kısık sesle dönerdim. Sonra apartmana taşındık. 4 dairede Trabzonlular vardı. Diğerlerinin maddi durumu iyi değildi. Ben şanslıydım. Kolej’de okuyordum. Babam ve annem yıllarca çektikleri onca eziyetten sonra çocuklarına, kendilerinin sahip olmadığı böyle bir imkan yaratabilmişlerdi. Bu dört dairedeki çocuklardan başka Trabzonsporlu yaşıtım yoktu. Onlarla da oynayamıyorduk. Çünkü onlar benim okula gittiğim saatlerde, akrabaları olan müteahhitlerin inşaatlarında çalışmaya gidiyorlardı. Trabzonspor ne zaman Ankara’ya gelse, gider maraton tribününde yerimizi babamla beraber alırdık. Ve ne zaman tribünde olsak, gündüzleri inşaatlarda çalışan arkadaşlarım da maratona gelirlerdi. Trabzonspor aynı zamanda bir kimlikti. Sadece bir futbol takımı değildi. İşte o zamanlardan kalma bir duygusallık bulaştı yüreğime. Ne zaman Trabzonspor sahaya çıksa tüylerim diken diken olur. İçimden ağlamak ve sahaya inip o formayı giyenlere sarılmak gelir. En sevdiğim arkadaşlarımın, hayatın en zorlu yollarında başları dik ve gururlu yürüyüşlerini gördüm en sevdiğim çağımızda. Okulda hep tek ya da iki Trabzonspor’ludan biri olurdum. Ama maç günü olup da tribüne gittiğimde, aynı benim gibi, mahalle arkadaşlarım gibi hayatta yalnız olan Trabzonspor sevdalıları, 30 bin kişi beraber oluverirdik. Ve o mekanlarda KRALDIK! Şenollar, Necatiler, Ali Kemaller, Turgaylar, ve niceleri sayesinde. İşte o zaman anladım; Trabzonspor’un sadece Trabzonspor olmadığını. O bordo mavili forma sadece onu giyen futbolcularımızın bedenlerini değil, bizim hepimizin yüreğini kaplıyordu. Bizi bir araya topluyor, hayatta onca eziyetle sindirilmiş ruhlarımızı bir araya gelmenin gücü kamçılıyordu. Ne zaman ki Trabzonsporlu bir kalabalık görsem hep içim coşar, ağlamak gelir, mahalledeki çocukluk arkadaşlarımı hatırlarım. Bu nedenle Trabzonspor sahaya çıkınca gözlerim dolar. Bilirim; Trabzonspor sadece Trabzonspor değildir. -Şimal Yıldızı-