Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

23 Haziran 2017 Cuma
‘Kuralıyla oynayacağız’

Lütfen kampanyasının metni inanılmaz etkileyici. Hele o final cümlesi, tüylerimizi diken diken ediyor adeta: “Kuralıyla oynayacağız!” Ama dönüp ligimize baktığımızda gerçekle yüz yüze geliyor ve anlıyoruz ki, mesajlar sadece ütopik birer söylem, dostlar alış - verişte görsün yani. Çünkü bu kampanyanın sahibi Türkiye Futbol Federasyonu, yetkilerinin bu söylemle sınırlı kaldığını sanmış, izliyor. Bazen karşısındakinin gücüne göre elini masaya göstermelik vuruyor.

18 Mart 2005, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Trabzonspor’dan İbrahim Şahin, bir şeyler ima etti: Disiplin Kurulu’na. Carew rakibine tükürdü -tükürmekten de beter ya neyse- 3 maç ceza. Ceza kaldırılırsa kim bağırır? Güçlü olan. Denk düşür, oynatma Galatasaray maçında, kalan cezayı Tahkim yoluyla kaldır. Tomas’ın tükürüğünü görme. -Gerçi o tükürüğü kabullenen hakeme de yapılacak bir şey yok ya, geçelim- Alex’e dokunana faul, itene kart, Alex’in Sebatlı Muhammet’in bileğine basmasına devam. Beşiktaş’a ceza ver, teamülleri bir kenara at, kurulu apar - topar topla, Trabzon maçına kalmadan Gençlerbirliği maçında uygula. Trabzon maçında uygulasa, Beşiktaş’ın yanı sıra Galatasaray da, Fenerbahçe de bağıracak çünkü! Federasyon “kuralıyla oynayacağız!” derken, Aziz Yıldırım’a kulak verelim: “O zamanlar sporu sadece sahada oynanıyor sanıp kaybettik. Zamanla bazı şeyleri öğrendik!” “Kuralıyla oynayacağız” ha! Ali Şen daha deneyimli, bir taşla Trabzonspor’dan şampiyonluğu aldığını başkanlığı bıraktıktan yıllar sonra açıkladı, geçiştirdi. Şimdi Yıldırım’a sormazlar mı; “Sahada oynarken neler kaybettiniz, bazı şeyleri öğrendikten sonra neler kazandınız? Bu işin Cem Deda ile ilişkisi nedir?” diye. Hey gidi günler; Özkan Sümer, “Futbol Türkiye’de saha dışında oynanıyor, sahada tescil ediliyor!” demişti de anlatamamıştı, bir de çarmıha gerilmişti. “Geçmişin pisliğini temizleyeceğiz!” dediler, nedir pislik açıklamadılar. Cafer çıktı, “işte!” dedi, garibimin başını yaktılar. Sonra “Kuralıyla oynayacağız!” ha, o zaman ne duruyorsunuz? Daum’u duysanıza. İşte size ihbarı: “3 gün önce Beşiktaş ile adeta dostluk maçı oynadılar.” “Teşvik normaldir” diyen İlhan Cavcav’ın takımını kastediyor. Ne o yoksa ciddiye almıyor musunuz? Oysa ne demek istediği bizi değil, “Kuralıyla oynayacağız!” diyen sizleri ilgilendiriyor. Daum, o maçta da Gençlerbirliği’nin bir hakem tarafından katledildiğini, aleyhine tartışılır iki penaltı verildiğini, kendi savunma elemanlarının 3’üne çabuk çabuk sarı kart verilerek oyundan düşürülürken, rakiplerinin kırmızı kartı hak eden en önemli oyuncusunun bu durumu sarı kartla geçiştirdiğini kastetmemiştir herhalde! Federasyon’dan umudumuzu kestik. İbrahim Şahin’in çok daha hafif imalı sözleri için apar topar savcılığın harekete geçmesini isteyen Mahmut Uslu’dan da bir beklentimiz yok. Ama Türk medyası -iyi ki var!-, eminiz ki Daum’u ve benzer açıklamalarını Türkiye sınırları dışında başka görevdeyken değerlendirecektir. Şimdilik rafa kaldırdığı geçmişini mutlaka deşecektir! Otto Bariç, Trabzon’da küçücük bir taş parçasıyla “ağır yaralandığında!” harekete geçen Türk Medyası, yıllar sonra onun ne kadar provakatör olduğunu Avusturya Milli Takımı Teknik Direktörlüğü sırasında nasıl da ortaya çıkarmıştı! Daum da unutmasın ki, Türk Medyası’nın elinden kimse kurtaramaz! Günü geldiğinde, “Türk Futbol tarihinin en güçlü kadrosu kendisine teslim edildiği halde kritik maçları sahada kazanmayı becerememiş, başkanının bazı şeyleri -neyse onlar- öğrenmesiyle şampiyonluklar kazanmış teknik adam” diye anılacak. -Başkan Avrupa’da da bazı şeyleri bir öğrenebilse!- Ergun Gürsoy; “Böyle şampiyonluk istemiyoruz”, İlhan Cavcav, “Yenilmeseydik halimiz haraptı”, Atay Aktuğ, “Masayla oynamayın, devrilir altında kalırsınız” diye bağırıyor. Federasyon izliyor. Sonra da, “Kuralıyla oynayacağız” diyor ha! Güldürmeyin insanı.