ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

‘Bir sevdadır Trabzonspor’

22.07.2005

Tek kelimeyle muhteşem bir açılış töreni oldu. Her şey bir yana da futbolcuların tanıtımı aşamasında, ışık tasarımı ve adrenali yükselten müzikle gerçekleştirilen törenle duygusal bir havaya bürünen ortam, izleyenlerin maça tam olarak yoğunlaşmasına engel oldu, tabi bizim de. Katkısı olanların emeklerine şapka çıkartmaca demişiz dün, geç başladığı ve baskı saatlerine yetişmediği için okurların büyük bölümünün göremediği yazıda.

Yaşamak gerekti aslında o töreni. Hangi bölümünü anlatacaksınız ki o muhteşem tablonun! Tribünleri dolduran 30 bin kişinin -çoğu futboldan çok müzik tutkunu, çocuk, kadın- coşkusunu mu? “Fenerli Başbakan istemeyiz” dedikten sonra, O’nun bakanı Faruk Özak’ı bağrına basışını mı? Cavcav’a tepkiyi, Hikmet Tanrıverdi’ye alkışı mı? Siyasetçinin telgrafına “yuh” çekilirken, Trabzonsporlu General’e gösterilen büyük sempatiyi mi? Bunlar anlatılamaz yaşamak gerek. Ya Atay Aktuğ’un, tek tek davet edilenlerden tribündeki yerini alan eski başkan ve yöneticileri sahaya çağırıp, güç gösterisinde bulunması! Ya bu camianın bağrından çıkmış Faruk Özak’ın konuşması! Ya Belediye Başkanı Volkan Canalioğlu’nun heyecanı! Bütün her şey, Faruk Özak’ın konuşmasında saklı; “Bu kulüp 3 sporcusuna başkanlık koltuğunu teslim etmiş Türkiye’de örneği olmayan bir kulüptür. Başarının sırrı budur.” Final yine Özak’tan, Trabzonlu Şair Mahmut Goloğlu’ndan esinlenip Mehmet Tan, İhsan Öksüz ve İsmail Kansız tarafından kaleme alınan “Bir Sevdadır Trabzon” konulu yazıdan uyarlanan cümle: “Bir sevdadır Trabzonspor. O’na şampiyonluk yakışır.” -Goloğlu ve Tan’ı bu vesileyle bir kez daha rahmetle anıyoruz.- Törende de takdim edildi, kadro; isteyerek bırakılanlar ve giden Tolga dışında aynı. Bu kadro geçen sezon ligi ikinci bitirdi, Şampiyonlar Ligi’ne ön elemelerde veda etti. Aradaki fark; ikisi gelmiş, biri de yolda olan 3 Brezilyalı. İsviçre’den transferin gecikmesine yönelik durumun yarattığı karamsarlığı yansıtırken dozu kaçırmış olduğumuzdan yakınan dostlarımız artık içlerini rahat tutsunlar. Ta ki, transferlerin katkılarının derecesi ortaya çıkana kadar. Bir ön yargımız yok kendileriyle ilgili. Tanımıyoruz çünkü. Tek kaygı; asıl hedeflenenlerin değil, belki birkaç sonraki alternatif oluşları. Tek şikayet; bunca zaman gecikerek C ya da sonraki planları uygulamak zorunda kalanların, bu gerçeğe karşın kendilerini “başarılı” diye sunmaları. Sonuç; eğer transferlerin katkısı, “Başarılarıyla övünenlerin” dediği kadar olacaksa -ki haklı çıkmalarının samimi destekçisiyiz- bu kadro üstüne katar. Üstüne katar ne demek? Geçen sezon Şampiyonlar Ligi’nde yoktu, bu sezon baş köşede. Geçen sezon ikinciydi, bu sezon şampiyon. Tabi ki, “Emeğin başkentinden geldiğini” söyleyen emeğin hırsızları tarafından engellenmezse yine!

0 YORUM