ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Mürekkebin bittiği an

08.12.2005

İtiraf etmek lazım. Bu Fenerbahçe’yi açıklamak gerçekten zor. Ya da anlamak. Belki de yorumcuların her hafta uç noktalarda gezinmesinin sebebi de bu.

PSV evinde gol yemedi. Milan’dan iki inanılmaz maçta 4 puan aldı, gol yemedi. Tıpkı Fenerbahçe’ye kapandıkları gibi Milan’a da kapandılar. Tur atladılar. Schalke UEFA ile yetindi. Ama PSV, Fenerbahçe’den ilk maçta 3 gol yedi. Schalke’den de. Bunu nasıl açıklayacağız? Ya da Fenerbahçe’den böyle bir deplasmanda, hem de kötü olduğu bir dönemde galibiyet almasını beklemeyi? Fenerbahçe bu sezon defans önündeki paslaşmayı daha iyi yapıyor, sahaya daha iyi yerleşiyor. Ama sanki bunları kazanırken direncini ve güvenini kaybetmiş. 6 yemesine rağmen Manchester United, Lyon ve mutlak kazanması gereken Prag deplasmanında kafa tutan oyuncular aynı oyunculardı. Tüm medya teknik eleştiriler yaptı. Nobre olsun-olmasın, 3 veya 4 orta saha olsun, o oynasın, bu oynamasın, mevkileri değişsin vs. Neredeyse herkesin savunduğu denendi (kimi zaman şartlar zorladı). Fenerbahçe neredeyse hepsini çürütecek, aksini ispatlayacak performanslar verdi. Şampiyonlar Ligi’nde iki sezonda 12 maçta 27 gol. Tam maçı istediği havaya sokmaya başlarken, mizansen gibi hatalarla fırsatı kaçırmak. Mesela PSV karşısındaki oyun kötü değildi. PSV geriye çekildi, ama istedikleri hücumlara çıkmaları engellendi. Bu açıdan Daum’un 11 tercihi ve planları doğruydu. Ama salına salına yüksekten gelen bir duran topta, ortayı bomboş bırakarak gol yiyorsanız ne yaparsanız boşadır. İnanılmazdı. Fenerbahçe’nin kadrosuna, geldiği nokta ve kaydettiği aşamaya hakaret gibiydi. Bu 11, Schalke deplasmanında olsaydı Fenerbahçe puan alacak golü atardı, ama yine böyle goller yiyecekti ve yine kurtaramayacaktı. Bunlar düzeltilemedi. Çok tekrarlanır oldu. Bu ürkütücü. Fenerbahçe yönetimi veya biz yorumcular olarak işi teknik direktörle de sınırlayamayız. Daum gittiğinde herşey düzelecekmiş zannedilir. Öyle değil. Fenerbahçe’nin açıkları ve hatta orta sahanın ortasındaki adamları geriye koşmadığı ve pozisyon almayı bilmediği için takım savunmasının yarım yamalak olduğu ortada. Her maç Appiah’ın geçirdiği sinir krizlerinin sebebi bu. Defalarca tembihlenmişken attığı kafa golleriyle nam salmış Cocu’yu kendi alanındaki gibi rahat bırakmak taktikle ilgili değil. Tıpkı Senderos’tan milli takımın yediği goldeki gibi. Ya da 2. gol. Üstelik bunu yapan Önder. Şu anda Türkiye’nin en iyi defans adamı. Fenerbahçe’de en Avrupalı savunma adamı. Savunmaya dönmek, ilk topta pası görmek, sade oynamak, eveleyip gevelememek, boş alana koşmak... Hep bunlar üzerine çalışılıyor, ama ya yeterli değil ya da uygulamada anlaşmazlık var. Futbolda neler, hangi yaşlarda öğrenilebilir? Ortaya dökmek lazım. Fenerbahçe için söylenenler hem doğru hem yanlış. Bu takım üzerine detaylı teşhis koymadan, sadece kişilerle uğraşarak ve kalıplara sıkışarak çözüm üretilemez.
0 YORUM