ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Zico’ya bu yapılır mı?

09.05.2007

Bu kez tam karşımda, gözümün önünde olmuş, maça dalmış, görememişim.

Bu kez tam karşımda, gözümün önünde olmuş, maça dalmış, görememişim. Trabzon’daki Fenerbahçe maçından sonra Zico’ya yağan çakmak, su şişeleri ve küfürler için yazdığım yazıyı şöyle bitirmişim... “Zico’ya saygı futbola saygıdır. Zico’ya saygı, hayata saygıdır, Zico’ya saygı kendimize saygıdır. Zico’ya saygı dünyaya saygıdır. Çünkü, Zico hatıralarımızdır. Çünkü, Zico geçmişimizdir. Çünkü, Zico estetiktir. Çünkü, Zico futbolun ta kendisidir...” Bu kez tam karşımda, gözümün önünde olmuş, maça dalmış, görememişim. Numaralıdan biri kalkıp ayağa, mavi çizgili lise defterimi kapladığım krapon kağıdına yapıştırdığım futbolcu resimlerinden Brezilya formalı, çipil gözlü adama tükürmüş gözümün önünde. Görememişim. Yeniliyormuşuz o maçta. Olsun varsın, ilk kez mi? İnanmayarak da olsa, “Bunu bizden biri yapmaz” demiştim kendi kendime Trabzon maçından sonra. Yanılmışım. İlk kez mi? Bizden biri Zico’nun kafasına, benim kalbime, 30 yıl önce miadını doldurmuş çizgili lise defterimin kapağına isabet ettirmiş tükürüğünü. Görmemişim!... Hani diyordu ya Pir Sultan Abdal, “Şu ellerin taşı hiç bana değmez/İlle dostun gülü yareler beni” diye... Tam öyle olmuş... Oysa, bizim bulunduğumuz kapalı tribünde ‘bizim kalbi olan, akıllı çocuklar’ maç başlamadan şahane bir pankart açıp, “Saygımız 100 yıllık ebedi dostluğu ve ezeli rekabeti yaratanlaradır” diye Fenerbahçelilere saygılarını göndermişler. Kimler yok ki o pankartta?.. Tıpkı benim mavi çizgili lise defterimdeki futbolcular gibi yaşayanlarda var, artık istesek bile bir kadeh rakıyı birlikte içemeyeceğimiz adamlar da. Onlara gönderdikleri saygının içine sarmalamışlar bugün bize futbolu bize zehir edenlere sitemlerini... Tabii, o pankartı okumayı bilenlere... O pankartı yazan ruh haliyle, Zico’ya tükürecek kadar kendini kaybeden ruh hali, ne yazık ki bir bütünün parçaları, ikisi birbirinin ayrılmazıdır, biliyorum. Ama onaylanacak olan bir tanesidir. Bunlardan birinin kazanması gerekir dünyanın da hayatımızın da daha güzel olması için. Siz hangisini onaylıyorsunuz? Hangi tribündensiniz? Bizim tribünden mi, yoksa karşıdakinden mi? İkinci kez Zico için saygı dileniyorum... Numaralıdan Zico’ya, yani hepimizin hayatına tüküren ya da yaşamı onun gibi hisseden diğer arkadaşların bizi bir gün anlaması umuduyla... Ne diyordu genç şair Gonca Özmen... “Ah sevgilim aramızda bir iğne / Beni sana dikiyor..”

0 YORUM