Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

09 Aralık 2016 Cuma
Yüzünü dökme küçük kız!

Beşiktaş Yönetimi taraftarların maçlara geçen yılki kadar ilgi göstermediklerinden şikayet ediyor.

27 Eylül 2007, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Beşiktaş Yönetimi taraftarların maçlara geçen yılki kadar ilgi göstermediklerinden şikayet ediyor. Asbaşkan Ertunç Soğancıoğlu diyor ki; “Her maç için 12 bin 500 adet bilet satışa çıkarıyoruz. Zürih maçında 6 bin 941, son Denizlispor maçında bin 469 bilet satıldı.”
“Taraftar neden maça gelmiyor?” sorusunu biz de kendi meşrebimizce yanıt verelim.
Öncelikle Çarşı içindeki gruplardan birinde işlenen son cinayetin taraftar üzerinde büyük etki yarattı. İnsanlar artık tribünü ‘suç mahalli’ gibi algılamaya başladı. Tribünden kaçışın değilse de maça gelişteki seyrelmenin önemli bir nedeni bu bence.
Bir başka etki, yönetimin menacer tercihi oldu. Başkan Demirören’in Sinan Engin’i menacer olarak takımın başına getirmesi taraftarda büyük şaşkınlık yarattı. Bu duruma pankartlarla edilen itiraz Beşiktaşlı olsun olmasın büyük bir kalabalık tarafından övgüyle karşılandı. Ve bu görkemli itiraz şu dillerden düşmeyen ‘Beşiktaşlılık duruşu’na bağlandı. Ne var ki, iki gün sonra Çarşı’nın o merkezinde bulunan grubun Sinan Engin’le olan fotoğrafları ve yapılan basın açıklaması baştaki şaşkınlığı öfkeye dönüştürdü. İtirazın bir şeye yaramamış olduğu duygusuyla birlikte tabir yerindeyse epey bir insan ‘küstü...’
Yönetimin Del Bosque davasındaki tutumu da bir başka etkiydi. Çok dile getirilmese de bu tutum rencide edici bulundu insanlar nezdinde. “İyi bir insana haksızlık yapıldı” duygusu uyandı taraftarda. Haksızlık duygusunun yıkıcı etkisi moralleri bozarken, ‘güvenilmez takım’ imajı da rahatsız etti.
Oysa Beşiktaşlı’nın özellikle vurgu yaptığı şey, ‘duruşu’ydu. Ne var ki, artık bu kavramı ne zaman duysalar biliyorlardı ki, yakında bir yerde mutlaka hoşlarına gitmeyen bir şeyler yapılacaktı.
Özellikle Serdar Bilgili yönetiminden bu yana, ‘Beşiktaşlılık duruşu’ her yıl biraz daha yıpratıldıkça, Beşiktaş kendisi olmaktan feragat edip, ötekilere, rakiplerine benzedikçe, onların kullandığı dile yakın bir dil kullandıkça taraftarı da ‘soğudu’. Sevgisi eksilmedi takımına karşı ama üzerine bir soğuma geldi.
Ertuğrul Sağlam ile birlikte oynanan oyunun da tatmin edici olmaması işin tuzu biberi oldu. Del Bosque’den bu yana bir türlü üst üste 5 maç iyi oynayan bir takım izlememiş olan Beşiktaş taraftarı, oyun anlamında da beklentisini kaybetti. Kuru, yavan maçların oynandığı İnönü Stadı’na çıkan yollardaki insan azalmasının bir etkisi de bu oldu.
Altını çizdiğim konuların tek tek değilse bile toplu olarak Beşiktaşlılar üzerinde maça gitme konusunda bir isteksizlik yarattığını düşünüyorum.
Ama yine de tribüne gidecek insanlara Bülent Ortaçgil’in enfes şarkısındaki gibi, diyorum ki; “Yüzünü dökme küçük kız/Bırak üzülmeyi/Yalnız sen misin bir düşün/Unutan sevilmeyi/ Her siyahın bir beyazı/Gecelerin gündüzü de vardır...”