ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Yönetim uyuma şiddetine sahip çık!

30.11.2004

Samsun’un en iyi ekmeğini ve evde hazırlanan kıymalı içinden ‘pazar pidesi’ni yapan fırınlardan olan Yeşilırmak Fırını, bizim mahallededir. İki kardeşten Turgay, rahmetli olduktan sonra işi yürütmek abisi Turan Bektürk’e kaldı. Son görüştüğümüzde Turan abi, bana neden Samsun’la ilgili bir şeyler yazmadığımı sormuştu... O gün bugünmüş...

Benim memleketimde, bir zamanlar o kentin takımının formasını ıslatıp, kentin futboldaki üstün seviyesini bütün ülkeye kanıtlayan hatırı sayılır futbolculardan olan Tümer Metin’e son maçta ‘vatan haini’ muamelesi yapıldı tribünlerden. Herkes ya bu koroya katıldı ya da ‘sessiz’ kaldı. Tribüne giden sıradan insanlar için anlaşılır bir durum olsa da Samsunspor Yönetimi’nin ‘sessizliği’ ürkütücüydü. Çünkü, el kadar çocuklar, her bir gözeneğinden şiddet fışkıran bir dünyada yaşadığımızı gözümüze sokmak için kaç haftadır stat kapılarında birbirlerine bıçak sallıyordu. Kimileri onlara ‘çete’, kimileri ‘holigan’ dese de, ben bu tanımlamaları yapanlar gibi düşünmüyorum doğrusu. Üç beş milyon liralık bir bileti bedavaya almak için gözünü kırpmadan kendisi gibi el kadar başka bir çocuğa bıçak sallayan o yeni yetmelerin de ‘bizden’ olduğunu düşünüyorum. Bu çocukların hayatla bağları çok gevşek olduğu için bu kadar gözüpek ve acımasız olabildiğini biliyorum. Ben onların hayatla bağlarının hepten koparılması yerine daha da sıkılaştırılmasını önerenlerdenim. Tam da bu nedenle Tümer için kitlesel olarak yürütülen ‘tribün linç’ine birilerinin - en yakın aday olarak Samsunspor Yönetimi - karşı çıkması, belki stattaki dahili anonsu kullanıp, bir kaç cümle de olsa insanların yüreğini yumuşatmaya gayret etmesi gerekirdi diye düşünmeden edemiyorum. Tümer’in onurunu korumak Samsunspor Yönetimi’nin değilse kimin sorumluluğunda? Polisin mi, askerin mi, zabıtanın mı? Samsunspor Yönetimi bu işin başını çekebilse, ne güzel olurdu değil mi? Bundan böyle başka takıma transfer olan futbolcular eski takımlarına karşı oynarken ‘hain’ damgası yemez ve bu işin miladı da Samsun’da başlamış olurdu? Diğer taraftan, Beşiktaş yöneticileri Cihat Aktaş’ın öldürülmesinin ardından bas bas bağırıyorlardı “Bu cinayette bizim sorumluluğumuz yok” diye... Peki, şimdi Tümer’e yapılanlar için Samsunspor Yönetimi’ne bir şey söyleyebilirler mi? Bugün Tümer’e yapılanlar geçmişte İnönü’de Samet Aybaba’ya, Sergen’e, Alpay’a, Galatasaray maçında eski taraftarlarının Okan’a yaptıklarına ne kadar benziyor değil mi? Bu cinayet değil elbette. Ama düpedüz şiddet... Bu gibi ‘insanlık durumları’nın dile getirilmesine ne kadar ihtiyacımız olduğunu maçtan sonra bir kez daha gördük. Keşke şiddet, çocukların bellerindeki bıçakları toplamakla bitirilebilse. Eşitsizliğe karşı yüksek sesle konuşmanın, ‘öteki’nin onurunu korumanın, bizim mahalleden olmayana sahip çıkmanın, bizim takımı tutmayanı da sevebilmenin bir yolu olmalı mutlaka... Yoksa dün İnönü’de bugün Samsun’da... ‘Yarın nerede?’ diye korku içinde düşünüp duracağımıza kendi ‘şiddetimize’ sahip çıkmayı, onu insanca yaşanan bir hayata evirmeyi becerebilmeliyiz.

0 YORUM