Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

10 Aralık 2016 Cumartesi
Vedran Runje ihanet etmedi

"Genellikle katılmadığımız bir konuda kolaylıkla ihanete hükmediyor, kendimize linç edilecek hainler icat ediyoruz. Bunun ihanetle ilgisi yok. Yaptığı, sinirleri yıpranmış herkesin rahatlıkla yapabileceği ama onaylanamaz hareketler"

20 Nisan 2007, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

"Genellikle katılmadığımız bir konuda kolaylıkla ihanete hükmediyor, kendimize linç edilecek hainler icat ediyoruz. Bunun ihanetle ilgisi yok. Yaptığı, sinirleri yıpranmış herkesin rahatlıkla yapabileceği ama onaylanamaz hareketler" 1- Vedran Runje'nin hareketi masum bir tepki mi, yoksa Beşiktaş'a ihanet mi? Şimdi Murat Şahin sakat sakat oynayacak. O sahada kalamazsa Beşiktaş'ın kalesi amatörlere kalacak Öncelikle belirtilmesi gereken şu ki, bu ülkede 'ihanet' kavramı çok kolay kullanılıyor. Neredeyse her konuda, katılmadığımız bir durumda kolaylıkla ihanete hükmedip, kendimize linç edilecek 'hainler' icat ediyoruz. Bana sorarsanız Runje'nin yaptıklarının ihanetle bir ilgisi yok. Yaptığı, sinirleri yıpranmış herkesin kontrolünü kaybettiği noktada rahatlıkla yapabileceği ama onaylanamaz türden hareketler. O noktada profesyonel futbolcular için ideal olan, aklına ve hislerine hakim olmaktır. Bu biçimde davranmayana verilecek ceza en fazla ‘disiplin cezası’ olur. Yoksa ‘ihanet’ diyerek durumu abartarak problemi telafi edilemez noktalara götürmek gibi bir risk vardır. Evet, Murat Şahin iyileşmezse kale PAF takımından gelen gençlere kalacaktır. İşte, futbolun tarihi ve talihi değiştiren yönü de buradadır. Hepimize hayatta ‘kahraman olma’ şansı tanıyan ender oyunlardan biridir futbol. Takım oyunlarıyla ilgili filmleri hatırlayın. Bir aksilik olur ve yıldız oyuncu takımdaki yerini alamaz. Yerini alan daha az yetenekliler ya da amatörler ondan aşağı kalmaz hatta maçı döndürür. Diyeceksiniz ki; "Onlar filmler de olur..." Eğer bunların hayatta da olabileceğine inanmıyorsanız ne sinemadan ne edebiyattan ne de futboldan anlıyorsunuzdur. O zaman siz ‘endüstriyel futbolun’ soğukluğundan ve kesinliğinden hoşlanıyorsunuz. Ama futbol mühendisleri ve ulemaları ne kadar plan yaparlarsa yapsınlar, bu oyun öngörülmeyenin, beklenmedik olanın gerçekleşme ihtimalini gerçekleştirebildiği için neredeyse 'sanat'a yakındır. Ve biz bu nedenle futbolu seviyoruz. Ben kaleye hangisi geçerse geçsin o üç çocuğun (Ertuğrul, Erdem ve İrfan) hayatımıza renk katacağını düşünüyorum. Kadıköy’deki 3-4'lük Fenerbahçe maçını hatırlayın, aklınızda goller mi yoksa Pancu’nun kurtarışları mı kaldı? Ya da şöyle sorayım, "hangisi daha heyecan vericiydi?" 2- Levent Erdoğan "Teşvik primi bence etiktir" dedi. Abdi Celalettin Kolot'un aylardır icraatları ortada... Futbol takımı çifte şampiyonluk kovalarken, size göre yönetim kurulu kendilerine destek mi oluyor, köstek mi? Geçenlerde Abdi Celallettin Kolot için nefis bir espri dinledim birinden. "Güvenlik kamerası görse demeç veriyor" demiş bir arkadaş. 10 numara bir espri. Kulübe verdikleri iddia edilen paraları, reklamlarını yaparak kuruşuna kadar çıkarmak isteyen birileri gibi davranıyor bazı Beşiktaşlı yöneticiler. Teşvik primi gibi, aslında sonlanmış bir tartışmayı bir hukukçunun açması zaten başlı başına acı bir durumdur. Ben bu tür içi boş konuşmaları hiçbir zaman ciddiye almadığımdan bu tür demeçlerin takıma zarar vereceğini de düşünmüyorum. Ama hangi takımı tutuyor olursak olalım biz futbolu seven insanlar için şunu söyleyebiliriz; "Böyle konuşup böyle davranan insanlarla aynı takımları tutuyor olmamız olsa olsa bize kaderimizin bir oyunudur..." 3- Jean Tigana-İbrahim Akın gerilimi yeni bir boyut kazandı. Geleceğin büyük yıldızı olarak Beşiktaş'a getirilen ve şimdilerde PAF Takımı ile idmanlara çıkan Akın, "Annem gelse özür dilemem" diyor... Kim haklı? Olgunlaşmak bilgi ister, bilgi yoksa tecrübe -ki tecrübe de bilgidir- ister. İbrahim Akın, bu tutumunu onurlu bir direniş olarak görüyor olabilir. Ama yanlış. Öğrenecek çok şeyi olan insanların "Tamam, ben artık oldum" demesidir bu. Onun yerinde olsam ya daha çok çalışır; "Hocadan bildiklerimin üzerine öğrenecek çok şeylerim var" diye düşünürdüm ya da Anadolu'da söylendiği gibi; "Taze başaklar dik durur, eğilenler olgun başaklardır..." 4- Tigana, Sakaryaspor maçı sonrası, "Fenerbahçe gibi bir gün daha dinlensek böyle olmazdı" dedi. İngiltere'de de çalışmış bir hocanın bu bakışı doğru mu? Yanıtım kısa olur; saçma sapan bir gerekçe. Bu, akıllı insanların kötü futbol ve puan kaybı için sığınacakları bir bahane olamaz. Neden mi? Basit... Bir gün sonra oynayan Fenerbahçe hem de kendi sahasında Vestel Manisa ile berabere kaldı. Oysa bir gün dinlenmişti. Ne yani, Fenerbahçe, Beşiktaş'tan daha kötü bir takım mı?