Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

25 Mayıs 2017 Perşembe
Taraftarın gücü adına

Türk Futbolu’nun son yıllarda keşfettiği istatistik biliminin bütün rakamları bugünkü maçın favorisi olarak Galatarasay’ı gösteriyor kuşkusuz... Beşiktaş için sonuca etkiyecek tek faktör ise yenilenmiş İnönü Stadı’nın açılışı... Ne demek bu?

19 Eylül 2004, Pazar Yorum Yaz
A+ A-

Şu demek; Vicente Del Bosque’nin henüz bir tertip düzen veremediği Beşiktaş’a taraftarı düzen verecek... Bu maç, dünyanın parasını verip kurduğu takım, henüz ‘takım olmayı başaramamış’ Beşiktaş Yönetimi için de ‘son şans’ niteliğinde... Eğer Beşiktaş bu maçı kaybederse ki, istatistikler ve ligin başından bu yana iki takımın oynadığı futbol bu sonucu işaret ediyor, işte o zaman en azından Yıldırım Demirören ve arkadaşları için Ajda Pekkan’ın okuduğu ‘Uykusuz her gece’ şarkısı yeniden liste başı olacak. Ama bu, ‘takıma taraftarın çeki düzen’ vereceği tanımlaması, öyle yabana atılacak bir durum değil. Yıllardır, maçları kapalı tribünden izlemeye gayret eden biri olarak ‘tezahürat’ denilen eylemin hem olumlu hem de olumsuz anlamda takımı ne hale getirdiğini iyi bilenlerdenim. Bugün İnönü’de Beşiktaş’ın oyuncu tercihi ve oyun düzeni kadar, taraftarının düzeni de belirleyecek sonucu... Onlar; tribün ne kadar canlı, hareketli ve dinamik olursa, bunun takım üzerindeki etkisi de o oranda ‘iyileştirici’ olacaktır. Ne var ki, son zamanlarda gözlemlediğim bir durum var... Daha çok Galatasaray taraftarı arasında başlayıp, diğer iki takım taraftarına da sıçrayan ve ‘aynı tonda uzun uzun devam eden uyutucu tezahürat sendromu’ diyebileceğimiz ‘takım için tehlikeli bir tarz’ yükseliyor tribünlerde. Bu ‘aynı tonda uzun uzun devam eden uyutucu tezahürat’ yerine kısa, sert, çabuk değişen, mizahi ve sürekli olması gerekir ki, futbolcular da ‘hep tetikte’ kalsın. Elbette tezahüratın rakibi ya da hakemi aşağılama içermeyen, olgun, ötekine saygılı bir çerçevede olması gerektiğini söylemeye bile gerek duymuyorum. Çoğu insan, İnönü Stadı tribünlerinin sahaya çok yakın olmasından dolayı tedirgin, ama ben Türkiye’de ‘saygılı bir futbol kültürünün’ ağır ağır da olsa oluştuğunu düşünen ‘iyimserlerdenim...’ Sezon başından bu yana izlediğim Beşiktaşlı ‘yeni oyuncular’ henüz nasıl bir takımda oynadıklarının ayırdına varamamış gibi geliyordu bana. Bugün karşılarına çıkacakları taraftar onlara ‘nasıl bir takıma’ geldiklerini öyle bir göstermeli ki, sezon bitimine kadar ‘bu akıllarından hiç çıkmasın...’