Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

08 Aralık 2016 Perşembe
'Şükür girdin yaşamıma' Rico

Unutamadıklarımdan bana hep iyi ve güzel anılar kaldı. Onları düşünürken kötü anıları, kavgaları, dalaşmaları sildim zihnimden. Gözümün önünde zarif duruşları, güzel yüzleri, latif gülüşleri kaldı hep.

26 Mart 2008, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Unutamadıklarımdan bana hep iyi ve güzel anılar kaldı. Onları düşünürken kötü anıları, kavgaları, dalaşmaları sildim zihnimden. Gözümün önünde zarif duruşları, güzel yüzleri, latif gülüşleri kaldı hep.
Hatırladığım iyi futbolcular da böyle. Örneğin Samsun’dan, çocukluğumdan bir kare... Samsunspor Zonguldak’la oynuyor. Zonguldak’ta oynayan eski Galatasaraylı Büyük Metin (Yıldız) soldan dalıyor. Orta saha çizgisini geçer geçmez topa vuruyor, top, sol taç çizgisi üzerinden korner bayrağına doğru gidiyor. Metin o koca göbeğiyle, kah çizginin üzerinden, kah saha dışına çıkarak öyle bir koşu koparıyor ki, topu korner bayrağına iki üç adım kala yakalıyor. Kafasını kaldırıyor, topu penaltı noktası üzerindeki eski milli oyuncu Volkan Yayım’a kesiyor. Volkan yumuşatıyor ve gol. 43 yaşındayım, 80’lerin başlarında atılan bu golü, Metin’in o güzelim hareketlerini dün gibi hatırlıyorum.
‘Bizim mahalle’nin maharetli bücürü Ricardinho da benim için böyle bir futbolcu... Zarif, yumuşak, öyle fazlaca da koşmayan, ama topu tutuşu, pası atışı, topun üzerinde vapurdakilerin attığı simiti kovalayan bir martı gibi süzülüşü, arkadaşlarının kaçacağı deliği çaktırmadan gözetleyişi, topu iğne deliğinden geçirişi.
Geçen sezon hangi maçtı hatırlamıyorum, Burak Yılmaz’a attırdığı bir gol vardı ki, tam önümde oldu. Rico topa bir şey yaptı, ama anlayamadığım bir şey yaptı, bütün rakip defans ve ben şaşkınlık içinde öylece bakakaldık. Sonra içeri, Metin Tekin’i andırarak koşan Burak’ın önüne yuvarladı topu, o da gidip golü attı. Ağır çekimde bile Rico’nun ne yaptığını anlamakta epey zorlanmıştım. Bir futbolcuda olması gereken herşey var bu adamda. Sakin, ama heyecanlı... Yavaş, ama süratli... Efendi, ama hırçın... Akıllı, ama duygulu... Hayat gibi, futbol gibi...
Ne oldu peki? Oynamadı. Niye? 4 aydır para alamadı. Nereden öğreniyoruz? Mehmet Çiftçi’nin Milliyet’teki haberinden.
Ben şöyle düşünüyorum, hocası böyle kıymetli bir oyuncuyu oynatmayı başaramadı. Oysa Mircea Lucescu memleketin en sorunlu oyuncularından Sergen Yalçın’la nice maçlar kazanmış, Chelsea’yi İngiltere’de yenmişti.
Ya yönetim? Rico’ya ceza vermek için kaybedilen bir maçı beklemek ne demek? Şu demek; “Biz bu yenilginin eleştirisini yapmayacağız, onun yerine taraftara sorumlu olarak Rico’yu sunacağız.” Belli ki, Beşiktaş yönetimi Del Bosque’de, Tigana’da, Kleberson’da yaşadığı sıkıntıları bu kez Rico ile yaşayacak. Çünkü o da, Beşiktaş’ı hem UEFA’ya hem FIFA’ya şikayet etmiş. Ben yapılanı gerçekten anlayabilmiş değilim.
Giden sevdiklerimin ardından şiir okumak gibi bir adetim vardır. Bu da Rico için, Andrey Vozneseski’nin ‘Selam Oza’sından kısa bir bölüm... Uzununu bulup okuyun lütfen...
“Selam Oza, dilerim ışıl ışıl kalırsın hep
Bir sokak fenerinden sızan bir ışık gibi.
Suçlayamam bırakıp gittiğin için beni.
Şükür ki girdin yaşamıma. Selam Oza!”