Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

22 Ocak 2017 Pazar
Soru sormak iyidir!

Arnavutluk maçının ardından iki sonuç çıkardım kendimce... Birincisi; Ersun Yanal’ın ikinci bıraktığı takım, ıkına sıkına Fatih Terim’le grubu ikinci bitirmeyi başardı ya, onun üzerine... İki hoca da ne Yunanistan’ı yenebildi ne de Danimarka’yı. Tabii ikisine de yenilmediler, bu da işin olumlu yanı...

14 Ekim 2005, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Sorum şu; Aylarca birbirimizi kırıp geçirdiğimiz tartışmaların baş karakteri Ersun Yanal’ın başında olduğu takım acaba bu grubu ikinci bitirebilir miydi? Biraz Yanal’a haksızlık mı ettik nedir? Çıkarımlarımın ikincisi, Rıza Çalımbay’a ilişkin... Fatih Terim’in kurtarıcısı olan Tümer Metin, malum Beşiktaş’ın oyuncusu ve Tümer bir kaç haftadır şöyle dişe dokunur bir maç çıkaramadı kendi takımında. Tıpkı, özelliklerine göre oynatılmadığını düşündüğüm Ailton gibi... Terim, Tümer’i öyle kullandı ki, oyun içinde, ‘tahta’ tabir edilen sağ ayağıyla bir gol bile attı Tümer... Almanya maçında da Halil’in gol olan topunda direkten dönen şutu da aynı ayağıyla atmıştı hatırlarsanız. Peki aynı Tümer, Beşiktaş’ta neden kendini Milli Takım’daki gibi gösteremiyor? Acaba, Rıza Çalımbay’ın takım dizilişiyle ilgili olabilir mi? Onca parayı verip Ailton’u almak yerine, acaba bu oyun kurgusu içinde Ersen Martin daha mı iş yapardı, o mu alınsaydı, ne dersiniz? Çalımbay’ın oynattığı yavan futbol içinde bir futbolcunun kendini geliştirmesi de hemen hemen imkansız kanımca. Örneğin; Veysel Cihan... Çalışkan ve son derece gayretli bir oyuncu olduğundan zerre kadar şüphe duymadığım Veysel’in sizce bu Beşiktaş’ta kendisini geliştirmek gibi bir şansı var mı? Rıza Çalımbay, haklı olarak Beşiktaş’ın tüm düzenini kendi isteği doğrultusunda kurgulamak istiyor. Takımın hocası olduğu ve sorumluluk da ondan olduğu için bu onun hakkı, yapabilir. Örneğin; bilgisinden, yaptığı işlerden her zaman emin olduğum Erdil Arpacı’nın sportif direktörlükten ayrılmasında acaba Rıza Çalımbay’ın isteklerinin etkisi olmuş mudur, dersiniz? Umarım olmamıştır... Unutmayalım ki, işler son iki maçta olduğu gibi hep tıkırında gitmeyebilir. Peşpeşe iki beraberlik ya da mazallah iki mağlubiyet sonrası Çalımbay’ın yeterliliği üzerine yeniden tartışmaya başlayacağımızdan emin olalım.. O nedenle ortalığı kırıp dökerken, sonra bu enkazın kaldırılması ve onarım için harcadığımızın üç beş katı enerji harcamamız gerektiğini de akıldan çıkarmayalım... Ve yine unutmayalım; “gözümüzdeki kıymık, en iyi büyüteçtir...”