Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

04 Aralık 2016 Pazar
Sağlam gidiyor!

Bilemiyorum, bu takım dramatik sonuçların takımı. Çünkü, bu takıma en çok yakışan şey, sıcak bir gülümseme, hüzünlü bir bakış, kederli bir duruş, onurlu bir tavır.

16 Ağustos 2007, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Bilemiyorum, bu takım dramatik sonuçların takımı. Çünkü, bu takıma en çok yakışan şey, sıcak bir gülümseme, hüzünlü bir bakış, kederli bir duruş, onurlu bir tavır. Maçı Bozcaada’da 3 televizyon olan bir kahvehanede izledim. Aslında Zürih’e de gidebilirdim. Ama, dünyanın en güzel tavuk suyu çorbasını yapan kadın İstanbul’a gelmişti ve ben onu alıp Bozcaada’ya götürmüştüm. O benim annemdi. Öğrendim ki Bozcaada’nın yüzde 90’ı Fenerliymiş. O nedenle maçı izlediğim kahvenin sesi çıkan iki televizyonu Fenerbahçe maçı, sesi çıkmayan tek televizyonu da Beşiktaş maçı için açılmıştı. O da Feridun Düzağaç’ın ricasıyla. Ama nereden baksanız en az 80 kişi vardı televizyonun karşında. Ve maç şahane başladı. 3. dakikada Delgado golü attığında bir eski açık yoğunluğundaki Beşiktaş tribünü, kahvenin içini ‘goool’ diye yaktı. Ben bu kadar iyi müdafa oynayan bir Beşiktaş’ı en son Sergen Yalçın’ın 2 gol attığı Londra deplasmanındaki Chelsea maçında görmüştüm. Beşiktaş çok iyi müdafa yapıyordu. Devre bittiğinde adanın en ağır Beşiktaşlılarından Özcan abi masaya geldi ve eliyle de göstererek “3 olur” dedi. Belli ki devre arasında, kahvedeki tribünün yetmediğini düşünen gençlerden biri cep telefonununa sarılarak arkadaşlarını aradı. 2. devre başladığında kahve tamamen gençlerden oluşan ‘Bozcaada Çarşı’nın elindeydi. Anladım ki, dünyanın her yerinde futbol büyüsü, iş yapıyor. Rakibin her atağında ‘Bozcaada Çarşı’ “Hoooşt” çekiyordu. Ve bütün Zürihliler’in ayakları birbirine dolanıyor, kaleyi karşıdan gördükleri her topu minareye vuruyorlardı. Beşiktaş özellikle maçın 65. dakikasından sonra şıkır şıkır futbol oynamaya başladı. Rakibini hemen bütün ataklarını kendi ceza sahası önünde eritiyor ve 3-4 pasta rakip ceza sahası önüne iniyordu. Tahmin edersiniz ki, bütün bu ataklar Bozcaada’da büyük bir heyecan dalgasına neden oluyordu. Tribünden tanıdığımız bütün tezahüratlar ve tribünde bildiğimiz bütün heyecan, Bozcaada’daki kahvede aynıydı. Ve fakat 98. dakikada gelen gol, kahvede 37 numarayı giymiş ve formasında Uğur yazan arkadaşı, ki tribünün en heyecanlı adamıydı, çileden çıkardı. Evet, dramatik sonuçların takımı Beşiktaş, yine dramatik bir sonuç almıştı... Ama her zamanki gibi başı yine dimdikti. Biliyordu ki, ‘Sağlam’ kalacaktı, ‘Sağlam’ olacaktı, kaçıncı olursa olacaktı. Herkese rağmen ve herşeye rağmen... Tıpkı, A.Kadir’in dediği gibi; “Başımıza gelen bütün bu şeyler/dünyada olmamaktan daha iyi/hem bizim için hasret falan da neymiş ki...”