Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

04 Aralık 2016 Pazar
'Peynir gemisi' nasıl yürürdü?

Hayatım boyunca en çok satın alıp, eşe dosta en çok dağıttığım kitap 'Minima Moralia'dır. T.W. Adorno kitabın bir yerinde 'Gözümüzdeki kıymık en büyük büyüteçtir' der.

22 Kasım 2007, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Hayatım boyunca en çok satın alıp, eşe dosta en çok dağıttığım kitap ‘Minima Moralia’dır. T.W. Adorno kitabın bir yerinde “Gözümüzdeki kıymık en büyük büyüteçtir” der.
Gerçi Beşiktaş’ta yaşananları görmek için göze batacak kıymığa gerek yok ama yine de bu sözü bir kenara not etmekte fayda var.
Şimdi... Önce Sinan Engin söylemişti bazı oyuncuların gönderileceğini. Bu günlerde ise Ertuğrul Sağlam, her gün aynı şeyi söylüyor.
Beşiktaş, kulübü ‘borçlandırma stratejisi’yle elinde tutan başkan, yeteneği ve bilgisi sınırlı teknik ekiple, yokuş aşağı hızlanan, hızlandıkça büyüyen bir kartopu gibi. Kartopunun nasıl duracağını tahmin etmek hiç de zor değil...
Sadece son üç sezonda bir otobüs dolusu ‘faydasız’ futbolcu alarak paraları heba eden ve bunun faturasını kulübe çıkaran Beşiktaş yönetimi, yine hovardalığa çıkacağını ilan etti. Hangi bilgisine güvenildiğini hiçbir zaman anlayamayacağım Sinan Engin diyor ki; “Ne oyuncular var anlatamam. (Artık anlatma zaten.) İyi oyuncuları ara transferinde almak için servet gerek. Dünyanın her yerine bakacağız. (Hâlâ bakmadınızsa bu saatten sonra dünyanın her yerine bakmak biraz zaman alır.) Kılı kırk yarıp, son kararı vereceğiz. (Yani, ‘yanlış transferleri Ertuğrul Sağlam ve yönetim yaptı’ demeye getiriyor.) Üst düzey, Beşiktaş’a yakışır isimleri kadromuza dahil edeceğiz...”
Burayı akılda tutun...
Tarih: 17 Temmuz 2007. Ertuğrul Sağlam: “Yanlış transfer; para, futbolcu, itibar kaybettirir. Transfer geç olsun, yanlış olmasın. Işıltısını kaybetmiş futbolcularımı tekrar parlatacağız...”
Tarih: 21 Kasım 2007. Aynı Ertuğrul Sağlam: “En az 7-8 oyuncudan gereken verimi alamadık. (Dikkat, ‘en az’ diyor, daha da fazla olabilir.) Bu arkadaşlar aramızda olmayacak.”
Bu iki örnek de gerçeği görmek için yeterince ‘kıymık’ sağlıyor bize.
Beşiktaş’ı yöneten iki insan da, ‘zaman’ istiyordu hatırlarsanız. Biri, Sinan Engin, “Beceremezsem büstümü yaksınlar” diyordu. (Yani, aynı zamanda ‘önce büstümü yapsınlar’ demek bu.)
Diğeri, Ertuğrul Sağlam; “Zamanla düzelteceğiz...”
7-8 oyuncu neredeyse takımın yarısı demek. Şimdi soralım; “Hani, onların yıldızı parlatılacaktı?” “Ee, parlatamadım.” Peki, “Sinan Engin, parlak oyuncular için servet gerek” diyor. “Bilmem, bakacağız artık...” Ha, en az 7-8 adam gönderip Beşiktaş’a yakışır bir o kadar adam bulacaksınız, onun için de dünyayı gezeceksiniz! Zor iş.
“Lafla peynir gemisi yürümez” derdi eskiler. Planı programı olmayan, sadece konuşanların elinde Beşiktaş’ın işi de, tıpkı milli takım gibi, ‘şans’a kalmış durumda.
8-0’lık Liverpool yenilgisinin ardından Sivas maçının önemli bölümde “Aldırma Kartal”ı söyleyen taraftarı bile ‘suçlu’ ilan edecek kadar şuuru kapananlardan yeni bir fikir, ilginç bir açılım beklemek zaten nafile bir çabadır. İnsan, gerçeği görmeleri için onların gözüne de küçük bir kıymık dilemeden edemiyor.