Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

24 Mart 2017 Cuma
Ölüm, adın kalleş olsun!

Ne yaptık biz kendi kendimize de böyle ‘vurdum duymaz’, böyle ‘canı acımaz’ olduk. Önceki gece bir ‘korku tüneli’nden geçerek girilen İnönü Stadı’nın kapalısında, daha 16 yaşında olan Cihat’ın öldürüldüğü haberi kulaktan kulağa yayıldığında, henüz devre arasıydı. ‘Normal insanlar’ın yaşadığı ülkelerde böylesi bir ölüm haberi geldikten sonra o sahada top oynamak, maç seyretmek mümkün müdür? İçi acımayan, yüreği yanmayan biri nasıl olduk da, o maçı sonuna kadar oynattık / izledik...

23 Kasım 2004, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Hatırlarsak, geçen yıl İtalya’da Lazio - Roma maçını iptal etmek için ‘adam öldürüldü’ söylentisi bile yetmişti... Belli ki o ülkeyi yönetenler, orada maç izleyenler ‘bizden daha insan’, daha yufka yürekli... Beni en az Cihat’ın öldürülmesi kadar acıtan, bir o kadar şaşırtan da maçtan sonra kapalı tribüne ‘kapalı kaldığımız’ o iki saat içinde sanki hiç bir şey olmamış, yanı başlarında el kadar bir çocuk öldürülmemiş gibi şarkılarla, marşlarla eğlenceyi sürdürenlerdi. Cihat’ın yasını tutmak yerine aynı formaya tutkuyla bağlı bir sürü Beşiktaşlı’nın kılı kıpırdamıyordu tribünde. Ne olmuştu bu çocuklara? Nasıl böyle ‘canı acımaz’ oldu o çocuklar? Rizespor gibi önemi olmayan bir maça bile bıçakla gelecek kadar ‘ayrı bir alemin adamı’ olduğu belli olan katil zanlısının ruh halini bir çırpıda açıklamak elbette mümkün değil. Bu çok daha uzun bir yazının konusu, ama sadece bir ‘psikopat’ın zulmü ile açıklanamaz o tribünde yaşanan zulüm. Sezon başı parasını verip kombinesini alan onlarca Beşiktaş taraftarı maça girmek için en olmadık aşağılanmalara maruz kalıyorsa o kapılarda, bunun da bu cinayetin işlenmesinde bir payı olduğunu düşünenlerdenim... Kapıdaki o gerilimden sevgi değil, çıksa çıksa nefret çıkar, kavga çıkar, şiddet çıkar ve o çıktı... Beşiktaş Yönetimi ‘Cinayetten biz sorumlu değiliz’ diyor... Doğru, onlar işlemedi cinayeti, ama şimdi sorarım, benim ve diğerlerinin insan gibi içeri girememesinin sorumlusu Beşiktaş Yönetimi değilse, kim? O kombineyi bana güvenlik şirketi mi sattı ki, ben onlardan hesap sorayım? Statlardaki şiddetin önlenmesi için kapı önlerindeki zulmü yerinde görmek gerek... Görmek gerek, ‘klasik karaborsacı’nın pabucunu dama atan güvenlik şirketi elemanlarının ve bazı polislerin 5-10 milyon liraya içeri nasıl adam soktuklarını... Görmek gerek ki, çözüm için bir adım atılsın... Diğer çözüm önerilerimi bir başka yazıya saklamak kaydıyla ilk önerim, yaşanan vahşeti unutmamak için Cihat’ın dev bir posterini İnönü Stadı’na asmaktır. Cihat’ı orada yaşatalım ki, yeni Cihatlar ölmesin...