Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

03 Aralık 2016 Cumartesi
No pasaran!

Dehşet içinde dinlenecek bir konuşmaydı, yapacak bir şey yoktu, teslim oldum. Avaz avaz bağırıyor, büyük kalabalığın duymak istediğini söylüyordu Erman Toroğlu. “İstemem ben demokrat Genelkurmay Başkanı, asker dediğin kodumu oturtacak” diyordu.

08 Ağustos 2006, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Futbol ile ilgisi yok gibi görünse de söylediklerinin, futbol denen oyun tam da bu. Hayatın, politikanın ta kendisi. “Halkın içinden, onlardan biri Toroğlu. Onların ağzıyla konuşuyor ve onların duygularını dile getiriyor” diye sunuyorlar Türklerin, ‘yeni çağ filozofu’ Erman Toroğlu’nu. Tanıtımı böyle. Linç kültürünün, yakıp yıkmanın, ‘girip çıkmanın’, çözümsüzlüğün teorisyeni. Bilgisi de gücü gibi, ‘kendinden menkul’. Öğrenmeye de ihtiyacı yok, zaten hepimizin bildiğini fazlasıyla biliyor o! Bilgiye ve vicdana ihtiyacı yok, gücünü ölümden aldığı için. Her hafta sonu onca hakemi ipe çekerken gözümüzün önünde, hiç birimizin gıkı çıkamadığı için o da ağzına geleni söyleme özgürlüğünü sonuna kadar kullanmaktan geri durmuyor. O, karşımıza geçip kahkahalar atarken, onun her söylediğini doğru belleyen büyük kalabalık da keyifleniyor kuşkusuz. “Bakalım Erman Hoca akşam ne diyecek?” teslimiyeti onu kayıtsız şartsız otorite haline getirirken, düşülen tuzağın geldiği yer işte bu anti-demokratik söylem oluyor. Oysa bütün sorunlarımızı çözecek şey “tam demokrasi”yken, Toroğlu’nun bu genel kabul gören söylemi, hepimizi, geçmişte ve şimdi varolan bağnazlığın ve ötekini yok etme üzerine kurulu bir şiddetin çözümsüzlüğüne hapsediyor. Hapsediyor ki, bu sözün sahipleri daha da güçlensin ve iktidarları katmerli olsun. Bu “sıradan olanın şiddeti”dir ve belki de şiddetlerin en tehlikelisidir. Bizden birinin bize kıymasıdır Toroğlu’nun yaptığı. Evet, ben ve tanıdığım bir dolu arkadaşım “iyi bir dünya kurmayı” hayal ederken kodumu oturtulanlardanız. O nedenle, Toroğlu’nun ne dediğini çok iyi bilenlerdenim. Bu pervasız demokrasi düşmanlığının beslendiği yer hepimizin bataklığıdır. Oysa futbol demokratik bir oyundur. Eşitlikçidir, paylaşımcıdır, dayanışmacıdır. Futbolu sevenler, futbolun bağlıları hayata sevgiyle bağlıdır. Futbolu sevenler kaybetmeyi bilir, kazandıklarında karşısındakileri yerle bir etmemeyi bildikleri gibi. Biz onlardan yanayız, onların yanındayız, onların arasındayız. Eğer Erman Toroğlu’nun sözlerine bir yanıt vermek gerekirse dünyanın her yerinde yanıt aynıdır. İspanya’da faşizme karşı yürütülen mücadeleden bu yana bütün demokrasi düşmanlarını karşılayan bu yanıt bir kaç yıldır Beşiktaş tribünlerinde sıklıkla açılan bir pankarta yazar; “NO PASARAN!”