Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

25 Mayıs 2017 Perşembe
Kenetlenirken düğüm olma!

Üst üste alınan iki galibiyete rağmen Beşiktaş’ın durumu yeterince parlak görünmüyor. Yine de kabul etmek gerekir ki, bir kaç hafta öncesine göre, gözle görülür bir iyileşme söz konusu. Hal böyle olunca, yönetim kademesinden ‘kenetlenelim’ direktifinin gelmesi de kaçınılmazdı. Gerek Başkan Yıldırım Demirören gerekse Genel Sekreter Kenan Öner, çatlak seslere karşı arka arkaya açıklamalar yaptı, “Gelin canlar bir olalım, münkire kılıç çalalım” türünden...

07 Ekim 2005, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

İktidar olanın en sevmediği şey kuşkusuz ki, muhalefettir. Muhalefetinki de iktidar. Yan yana duramazmış gibi görünen bu ikili, aslında ayrılamaz bir bütündür. Her ne kadar birbirlerinden bıkıp usanmaksızın şikayet edip, biri diğerini yok etmeye çalışsa da, ki bu imkansızdır, her köşebaşında burun buruna gelmeleri kaçınılmazdır. Ve bu oyunun kaçınılmaz mağlubu, her zaman iktidardır. Hep yenilmiştir, yenilecektir ve şu an yenilmektedir. Onu hırçın yapan, bir türlü kabul edemediği, ama kaçınılmaz olan da işte bu gerçektir. Tahta oturanın, tebasına yaptığı ilk çağrı, “Tamam artık bir sonraki seçime kadar benim arkamda olun, kenetlenelim”dir. Bu aslında sonraki seçimde iktidarı garantiye alma gayretinin veciz bir ifadesidir. İktidar çatlak ses, farklı ses, aykırı ses istemez. Oysa en çok o seslere ihtiyacı vardır, gözünün önüne gerilen perdeyi kaldırmak için. Nedir Beşiktaş için söylenen? İşte bir tanesi; “Takım eldeki oyuncuların becerilerine göre oynatılmıyor.” Ne demek bu? Şu demek; örneğin Ailton... Kaleye doğru direkt koşularda - toplu ya da topsuz - çok mahir bir oyuncu olduğundan kimsenin kuşkusu olmadığı Brezilyalı, ya kanatlardan gelen toplarla ya da sırtı kaleye dönükken aldığı paslarla iş yapmaya çalışıyor. Böyle olunca da işini ya aksatıyor ya da sınırlı yapabiliyor. Oysa hücum organizasyonlarının en azından yarısı, onun becerilerine göre kurgulanabilse, eminim bambaşka bir Beşiktaş izleyeceğiz sahada. Örnekler çoğaltılabilir, ama burada keselim. Bu ve benzeri eleştirilerin Beşiktaş’a nasıl zarar verdiğini anlamakta öteden beri zorlanmışımdır. Tabii, bu eleştiri bile iki türlü okunabilinir. 1- Rıza Çalımbay, Beşiktaş için henüz yeterli bilgiye ve donanıma sahip görünmemektedir. (Hiç kimse değilse bile en azından ben böyle düşünüyorum. Henüz onun için erkendi.) 2- Futbol üzerine sadece profesyoneller değil, hayat üzerine düşünmeyi beceren herkes konuşabilir. Burada yapılmaya gayret edilen şudur; para verip maçına gittiğimiz takım daha iyi futbol oynasın da, yenilirse de yenilsin. Ama bizi eğlendirsin, bizi hayata karşı umutlandırsın, her maç bize bir şeyler öğretsin... Şimdi bütün bu yazdıklarımın ışığında birileriyle kenetlenmeye ihtiyacımız var mı yok mu, buna hep birlikte karar verelim. Ben derim ki, en iyisi, iktidardan olabildiğince uzakta durmaya gayret etmektir...