Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

21 Temmuz 2017 Cuma
İslam Çupi’den Tomas Jun’a!..

Herhalde alışkanlıkların yarattığı sıradanlığın zihnimizi ele geçirmesi bu olsa gerek...

26 Ocak 2006, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Katlanılmaz durumlara rahatlıkla katlanan, akıldışı tutumları garip bir sakinlikle sineye çeken insanlar olduk. İki örnek... İlki Fenerbahçe’nin övüle övüle bitirilemeyen stadı Şükrü Saracoğlu’ndan... Evet, stat gayet güzel, tribünleri, koridorları, tuvaletleri... Girişleri ve özellikle çıkışları biraz sorunlu olsa da, onlar da içerideki ‘güzellikler’ karşısında ihmal edilebilir gibi. Fakat, yeni açılan ve ‘İslam Çupi’ adı verilen basın tribünü üzerine bir şeyler söylemek gerekiyor. Çok zorunlu olmadıkça maçları basın tribününden değil de taraftar arasından izlemeye çalışan biriyim. Çünkü, maç yazısı yazmamak lüksüne sahip ‘spor yazarları’ sınıfındanım. Son Gençlerbirliği maçında da Fenerbahçeli arkadaşlarımla sıcak locadan maç izlerken karşıda basın tribününde oturan arkadaşlar için içim cızladı. Telefon edip Tahir’i aradım, “Hocam bir şey görüyor musun, oradan?” diye... Tahir’in gözü bozuktur, ama gözlükle fena değildir. “Görüyorum, ama sadece topçuların kafalarını. Bilsem Ali Yağmur’un (oğlu) dürbününü getirirdim yanımda. Sanki helikopterden maç izliyoruz burada” dedi. Düşünün, stadın en üstünde dimdik koltuklar, gazeteci futbolcuları ancak kafa yapısından tanımak zorunda. Çünkü vücutları pek görünmüyor. Gerçi gazetecilerin arkasında taraftar olmaması gerektiğini emreden UEFA, ama arkasında tribün olmadan orta kata pekala iyi, geniş ve daha bol koltuğu olan bir basın tribünü yapılabilirdi diye düşünüyorum. Kimileri bunu bir gazeteci şımarıklığı diye de okuyabilir, ama öyle okunmasa iyi olur. Çünkü Fenerbahçe’ye gönül veren insanlar sadece o stada girebilenlerden oluşmuyor. Türkiye’de hatta Dünya’nın bir çok ülkesinde Fenerbahçe’nin durumunu merak eden yüzbinlerce insan var. Gazetecinin iyi yerde oturması, maça gidemeyenlerin o maça dair daha kesin bilgiler alması açısından elzem... Bir de Başkan Aziz Yıldırım bir buyruk vermiş: “Emekli gazeteciler bu maçlara gelmesin...” Allah Allah, bu tür kararların buyruk merciinin o olduğunu bilmiyordum. Garip bir transfer İkinci gariplik Beşiktaş’tan... Sezon başında “Leblebi gibi gol atar” denilen ve attığı gollerle de iyi golcü olduğunu gösteren Ailton gönderilip yerine Trabzonspor’da takıma giremeyen Tomas Jun alınacakmış. Şimdi bu durum size acaip gelmiyor mu? Bir, bu arkadaşımızı Tigana istemiş olamaz. İki, Futbol Şube Sorumluları eğer Trabzonspor idmanlarını izlemeye gitmiyorlarsa en azından bu arkadaşımızı yakından tanıyor olamaz. Peki ne olabilir? Bazı menacerler Jun’u Beşiktaş’ın transferden sorumlu yöneticilerine önermiş olabilir. Peki bir soru? Böyle transfer Dünya’nın neresinde olur? Elbette, bir çok yerinde. Peki nerede olmaz? Barcelona, Real Madrid, Manchester United, Juventus, Chelsea vs.. vs.. Beşiktaş’ın iki yakasının bir araya neden gelmediği daha mı iyi anlaşılıyor acaba? Ya da hızla katlanılmaz durumlara katlanan birileri mi oluyoruz?