Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

10 Aralık 2016 Cumartesi
İnönü'yü yıkmayın

İnönü´nün yıkılma projesi, Beşiktaş´ı başka bir takım yapma, sıradanlaştırmak demektir. Taraftarın artık hiçbir beklentisi kalmadı. Eldekilerin korunması bile olumlu karşılanıyor.

19 Haziran 2008, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

1 Çarşı kendini feshetti, üzerinden günler geçti. Yeni sezonda kapalı tribünün ortası boş mu kalacakÖncelikle, Çarşı öyle kolay kolay kapanacak bir oluşum olamaz diye düşünüyorum. Evet, Çarşı’yı bugünlere taşıyan kadro kendini fesh ettiğini açıkladı ancak bu feshin gerçek nedenlerini henüz hiçbirimiz tam olarak bilemiyoruz. Sadece gelişmelere dair tahminlerimiz var. Eğer Çarşı, Beşiktaş Kültür Merkezi’nde o açıklamayı yapan ekiple sınırlıysa zaten söylenecek bir şey yok, “bu konulara girmeyelim” durumu var demektir. Yok, şimdiye değin tarif ve iddia edildiği gibi Çarşı bir ‘ruh’sa o zaman kendini var eden koşulları yenileyerek ve elbette kendi eleştirisini de yaparak yoluna yenilenmiş olarak devam edecektir. Kapalının ortası boş kalmaz. Ancak, o bölge için aday olan gruplar arasında ciddi gerilimler yaşanırsa, bundan da en büyük zararı ‘en farklı tribün’ diye tanımlanan Beşiktaş tribünü görür. Yine de, takımın maddi başarılarından çok, tribün kültürüne yaptığı katkılar ve hayata karşı tavrıyla tanınan Beşiktaş taraftarının akıl, vicdan ve eğlencenin doğruları ile kendini yenileyeceğini düşünüyorum. Diyeceğim o ki, “su akar yatağını bulur..”

2 Eğer Demirören’in planları tutarsa, maçlar Olimpiyat Stadı’nda oynayacak. Taraftar İkitelli’ye gider miBeşiktaş İnönü Stadı’nın yıkılmasına temelden karşı çıkan biriyim. Bu proje Beşiktaş’ı ‘başka bir takım yapma’, sıradanlaştırma projesidir. Doğru adımı bile tesadüfen atan Demirören yönetimi, bu proje sayesinde ömrünü uzatmıştır. Uzatmıştır da, ne pahasına? Beşiktaş taraftarı İnönü’ye geçmişin hatırı için gidiyor kaç zamandır. Girin bakın internet sitelerinde yürütülen “Statın adı Şeref Bey olsun” kampanyalarına. Taraftar bu yönetimden ve teknik heyetten bir şey beklemiyor, varolan durumun korunması bile insanlar tarafından olumluluk olarak algılanacak neredeyse. Mesele Olimpiyat Statı’na taraftarın gidip gitmeyeceği değil. Gidecekler belli, en babayiğit tahminle 10 bin kişi. Ama mesele bu değil. Mesele, son yıllarda yerle bir edilen Beşiktaş kimliği ile birlikte küçük çocukların artık bu takıma, takımın temsil ettiği düşünülen değerlerine karşı meyilli olmamalarında. 

3 Bu sezon işler kötü giderse fatura yine birkaç futbolcu ve teknik heyete mi, yoksa yönetime mi kesilirİşler ilk 5 hafta kötü giderse olacaklar belli. Zaten sorumlulardan biri kendini açıkladı. Sinan Engin, “Başarısız olursam giderim” demişti hatırlarsanız. Gerçi geçen yılın ortalarında da benzer şeyler söylemişti ama sonra “Ben gelecek yıl için söyledim bazı kafasızlar anlamadı” gibisinden laflar etmişti ya, artık o da günah sayılmaz. Haliyle başarısızlıkta Sağlam’ın ve ekibinin de gideceğini söylemek için kahin olmaya gerek yok. Ancak ne var ki, bu ekibin büyük şansı ligin kötü bir lig olması. Hepimizi oyalamak için yeterince demagojileri, ninnilerle uyuyacak ciddi bir kalabalık da var bu ülkede, ne yazık ki...

4 Seriç, Sivok, Zapotocny, Tuna ve Ekrem Dağ alındı. Beşiktaş’ın yeni transferlerini nasıl buluyorsunuz
İzlemediğim futbolcular üzerine konuşmayı doğru bulmam. Bakıp göreceğiz. Ancak bu transfer haberleri de çok sıkıcı ve komik. Nuri Şahin niye gelsin örneğin böyle bir takıma? Ya da arada bir açıklandığı gibi bir ‘dünya starı?’ Ricardinho geldi de ne oldu? Oynatabildi mi Beşiktaş? Her gidenin bir şekilde mahkemelik olduğu bir takıma iyi futbolcu gelir mi? Del Bosque ve Tigana örnekleri dururken, borsa kayıtlarında kulüpten davacılar listesi almış başını gitmişken hangi iyi oyuncu gelir bu takıma? Gelse bile Sağlam’ın oynattığı futbolla Beşiktaş’ın iki adım öteye gidebileceğinden de doğrusu ya çok kuşkuluyum. Yine de ben İnönü’de ya da Olimpiyat Statı’nda her maça gitmeye çalışacağım. Her şeye rağmen o büyülü ve sağlam söz de olduğu gibi; “aklın kötümserliği iradenin iyimserliği..”