Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

03 Aralık 2016 Cumartesi
Güzel bir gece

Hrant Dink suikastının en şöhretli aktörü “Kötü kedi Şerafettin Yasin Hayal”in Trabzon McDonalds’ı bombalayıp 6 çocuğu yaraladıktan sonra tahliye edilmesiyle ilgili haberle uğraştığım için maça geç kaldım.

11 Şubat 2007, Pazar Yorum Yaz
A+ A-

Stada yaklaştığımda yeni açık tarafından bir ‘gol’ sesi patladı. Tuhaf olan bundan sonrasıymış, içeride anladım. Golü Ricardinho atmış, herkes görmüş. Fakat stat anonsundan ‘Beşiktaşımız’ın golü, 11 numaralı formasıyla Mert’ diye bağırınca anonsu yapan arkadaş, düşünceli Beşiktaş taraftarı onu mahcup etmemek için ‘Nobre’ diye yanıt vermiş... Ben de içeri girince bunu duydum. Golü göremedim ama Delgado’dan Serdar Kurtuluş’tan, Ricardinho’dan, birbirinden şık hareketler gördüm. İlk devrenin ortalarına doğru, Serdar Kurtuluş’un kendisini marke eden Denizlili oyuncuyu ayağının dışıyla topa vurarak tek hareketle ekarte etmesi, hala gözümün önünde. Feridun Düzağaç, gerek muhteşem şarkı sözleri, gerek hatırnaz arkadaşlığıyla her zaman ciddiye aldığım biridir. İkinci devrenin başında şöyle birşey dedi: Bobo’nun iyi olduğu her maçta çok iyi oynuyoruz. O ara Bobo, kendisine atılan ara topuna ofsaytı bozarak daldı, kaleciyi çalımladı, ortalık ‘Bobo’ diye yıkılırken, biz Feridun’la birbirimize müstehzi ifadelerle gülüyorduk. Denizli hiçbir şey yapamıyordu. Her şey Beşiktaş’ın elindeydi. Derinlemesine toplar, ceza yayı üzerinde 2’li 3’lü oyunlar, kanat bindirmeleri... Derken 50-55. dakika arasında tribünlerde kıyamet koptu. Kapalı altın, kapalı üste mizah içinde sataşmasıyla başlayan tezahürat rekabeti, 3-4 dakika kadar depreme dönüştü. Hele ki 53’te Serdar Kurtuluş’un şutu az farkla auta gidince kopan kıyameti varın siz düşünün. Oyuna girdikten sonra Burak’ın yaklaşık 12 bin defa ofsayta düştüğünü iddia etti yanımdaki. Ama Gökhan Güleç, 90+1’de o topu Burak’a atmayınca Burak’ın yediği küfürlerin yaklaşık 5 katını beş saniye içinde yedi. Maç bitti sokağa akanların hepsi önce Fenerbahçe, sonra da Galatasaray ile ilgili, içinde malum küfürlerin olduğu tezahüratlar eşliğinde gidecekleri yere yöneldiler. Biz de elbette Beyoğlu Ocakbaşı’na.