Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

25 Mayıs 2017 Perşembe
Giunti’yi özlemişim

Hazırlık maçlarında izlediğimiz Beşiktaş’ın, futbol açısından ağzımıza bir parmak bal çaldığını söylemek zor. Ağır bir takım, vasat bir oyun. Ama biliyoruz ki, futbol maç yaptıkça, takım çalıştıkça gelişir...

23 Temmuz 2005, Cumartesi Yorum Yaz
A+ A-

Öteden beri futbolun ‘aklının’ orta sahadaki zeki, maharetli, çalışkan, inatçı ve kararlı çocuklarca oluşturulduğunu düşünen biri olarak Beşiktaş’ın en azından sağ taraf sorununu çözdüğünü söyleyebilirim. Yıllardır ağır aksak işleyen o kanada Ali Tandoğan’ın bir ferahlık getirdiği kesin. Yine de hazırlık maçları gösterdi ki; orta sahada bir radar gibi arkadaşlarının açıklarını gözleyip kapatabilen, topa oracıkta basan, kaptığı topu oyun kurucuya aktarabilen gösterişsiz, sade ama sağlam oynayan bir orta saha oyuncusu hâlâ yok Beşiktaş’ta. Böyle birini en son ne zaman izlediğimi düşündüm de aklıma ilk gelen isim Federico Giunti oldu. Futbolu dayanışmanın, yardımlaşmanın, dostluğun, gayretin ve özgürlüğün oyunu diye tanımlayan biri olarak Giunti’yi, nasıl hatırladığımı düşündüm. Şöyle yazmışım iki yıl önce... “Her maçta izleyenleri hiç şaşırtmayan bir oyun anlayışına sahip Giunti. Yıldızının saçtığı ışıltı bazen arttıkça artıyor, ama eksildiğine hiç şahit olmadım. Oyundan bir an bile kopmayan bir olgunluk içinde. Her kaptığı topu mutlaka en verimli kullanacak arkadaşına geçirmeye gayret eden ve bunu yüzdeye vurursak büyük oranda başaran, rakibin açık bıraktığı koridorları sinsice gözleyen ve onlara olmadık tuzaklar hazırlayan, ‘deha’ değil ama aklının ve yeteneğinin farkında biri... Topun Beşiktaş’ın kontrolünde olmadığı anlarda nerede duracağını, durduğu yerde ne yapması gerektiğini iyi bilen biri. Terbiye etmeyi becerdiği hırsı, müdafaa yapma becerisi, forvetteki arkadaşlarını gol pozisyona sokma konusundaki mahareti üst düzeyde olan biri... Böyle olunca da, onu izlemek büyük bir keyfe dönüşüyor.” Transferde adı geçince onu izlemeyi çok özlediğimi farkettim. Kumar oynamaya gerek var mı? Orta sahada işinin ustası bir tornacı titizliğinde didinip duran Giunti, İtalya’da bir yıl daha olgunlaştığı düşünüldüğünde Beşiktaş için en ideal isimdir. Antik Yunan’ın kara filozofu Heraklaitos, “Bir ırmakta iki kere yıkanılmaz” demiş ama ikinci kez girdiğinizde ne ırmak artık o eski ırmaktır, ne de suya giren ‘siz’ eski ‘sizsinizdir’... Her şey değişir ve gelişir; Giunti gibi, Beşiktaş gibi, bizim gibi... Eğer gelirse işinin ustası, mahir bir orta saha oyuncusunu keyifle izleyip ondan çok şey öğreneceğimizden hiç şüphem yok...