Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

04 Aralık 2016 Pazar
Gerçekçi ol! İmkansızı iste

Futbol topla oynanır derler ya, inanmayın. Topla oynanan işin ‘oyun’ kısmı ve artık onunla ilgilenen insan sayısı yok çok az. Büyük çoğunluk topun değil, ‘laf’ın peşinde. Böyle olduğu için de ‘büyük çoğunluk’ oyundan, yani futboldan öğrenilebilecek hiçbir şeyi öğrenemiyor.

21 Eylül 2006, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Futbol bir arada olmak, bir arada oynamaktır, futbol farklılardan güçlü birliktelikler çıkarmak, güçlü birlikteliklerle dünyayı değiştirmektir. Bugün Türkiye’de oyunun önünün açılabilmesi için futbolun değil, futbolla ‘ilgileniyormuş gibi yapanların’ değiştirilmesine ihtiyaç vardır. Tribünleri dolduran binlerce insan, maç biter bitmez tıpkı uyuşturucu krizine girmiş gibi pozisyonların ağır çekimlerini izleyip hakemleri ipe çekme fırsatını kaçırmamak için koşarcasına televizyonların karşısına geçiyor. Hani ‘endüstriyel futbol’ dedikleri var ya; işte o, tam da bu durum yaratılmasının adıdır. Taraftarı oyundan çekip almak, onu aslında biraz önce izlediği hatta bizatihi parçası olduğu oyuna yabancılaştırmaktır. Hal böyle olunca yaratılan bu sis perdesinin ardında gerçekler, taraftarın gerçekten üzerinde durması gereken gerçekler, yönetimler üzerinde etkili olabilmesinin, takıma rengini verebilmesinin olanakları da ortadan kaldırılmış olur. Örneği, tuttuğum takım olan Beşiktaş’tan vereceğim. Bugün tribünlere giden binlerce Beşiktaşlının önemli bir bölümü takımın kötü gidişinin ardında ‘dış güçlerin’ - federasyon, hakemler, diğer kulüplerin güçlü yöneticileri vs.- etkisinin büyük olduğunu düşünür/düşündürtülür. Peki bu etkiler yok mudur, vardır elbet. Ancak bununla boğuşmak taraftarın değil yöneticinin görevidir. Ne var ki, taraftar sorunun ‘takımdan kaynaklanan’ tarafını ihmal etmiyorsa da bunun üzerine düşünmek, konuşmak ve eleştirmeyi hep ikinci planda tutuyor. Oysa transfere büyük paralar harcayan Beşiktaş’ın, başta kaleci olamak üzere defansına ve orta sahasına alacağı oyuncuları belli bir plan dahilinde seçmediği belli. Bugün kaybedilen üç maçın ardında sık sakatlanan Gökhan Zan, hırslı bir tarzı olan İbrahim Toraman, üstün çabasına rağmen seviyesini yükseltemeyen İbrahim Üzülmez’in olduğu savunma sorunlarının olduğunu anlamak zorunluluktur. Düşünün Gunti, Yankov, Karhan, Sverisson, Johnseen gibi birinin bu ikiliye yapacağı katkıyı. Hal böyle olunca ortaya Ricardinho-Delgado’nun yanyana oynayıp oynamaması gibi abuk bir tartışma çıkıyor. Böyle bir şeyi değil tartışmak bile tuhaf. Bu ikisi de son derece yetenekli oyunculardır. Sorun bunların oynatılabilmesinin olanaklarının aranması ve yaratılmasıdır. Onların hücum hattına yapacakları katkıyı, kanatların neden ileri çıkamadığını ve hiç orta yapamadığını tartışmak yerine rakibin attığı golün ofsayt olup olmadığını ya da Burak-İnamoto örneğinde olduğu gibi pozisyonun penaltı olup olmadığını tartışmak Beşiktaş’ın temel sorunlarını gözden kaçırmaktır. Evet, pozisyon penaltıdır ama unutmayalım ki; Burak da Konya maçında topu eliyle düzeltip gol atmıştır. Bu tartışmaya gereğinden gazla gömülmek futboldan alınacak keyfi azalttığı gibi, ‘gerçekleri’ görmeyi de engeller.