Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

08 Aralık 2016 Perşembe
Evet! Zico futboldur

Orta sınıf insanların yaşadığı bir mahallede, top peşinde ayakkabı paralayan gencecik çocuklardık o zamanlar.

29 Kasım 2006, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Samsun’un Çiftlik Caddesi’ndeki “Adnan’ın kahvesi”ndeki okey ıstakalarını öylece bırakmış, ‘Beyaz Pele’yi izlemek için yükseğe asılı demir bir kafeste tutuklu bulunan Telefunken marka televizyonun karşısına kurulmuştuk. O zamanlar bizim mahalledeki çocukların Brezilya Milli Takımı’ndaki adamı, bize Che Guevera ve Castro’yu çağrıştıran vesikalığıyla ‘Doktor Sokrates’ti ya, gözümüz onda, Zico’daydı hep. Top oynarken daha becerikli olanlarımız onu taklit eder, ona benzemeye çalışır, biz yarı yetenekliler de ne yapsak bunu bir türlü başaramazdık. O bize futbol denen oyunu sevdiren mühim şahsiyetlerdendi. Tıpkı Cruyff, Beckenbauer, Maradona, Cubillas, Keegan, Belloumi, Kempes, Maceda, Arconada, Platini, Butragueno ve diğerleri gibi... Pazar günkü Trabzonspor maçından önce sahaya çıktığında kaleci Jefferson ve Marcelinho, bir ‘efsanenin’ elini sıkmaya giderken onların yerinde olmak için can attığımı fark ettim. Onun elini sıkmak, belki küçük bir espri yapmak ya da “İyisin sen aslanım” demesini duymak... Bir futbolcu, hele ki Brezilyalı bir futbolcu için müthiş olsa gerek. Sonra maç başladı, Fener gol attı. “Efsane” de her futbolseverin yaptığını yapıp gole sevinmek için kulübesinden fırladı. Ne mi oldu? Üzerine çakmak, bozuk para, pet şişe içinde su yağdı. O geri döndü, tribüne baktı, ellerini iki yana açtı ve hepimize bir soru işareti bıraktı; “Ama bütün bunlar neden?” Biz bıyığı yeni terlemiş top peşinde koşan çocuklardık o zamanlar. O bizim futbol üzerine anlatacağımız her hikayenin ta kendisiydi. O ve ötekiler olmasa bu kadar sevebilir miydik bu oyunu? Zico, futbolun ‘tarihidir.’ Futbolu sevip de kendi tarihine böyle davrananlar komşusuna, arkadaşına, karısına, çocuğuna nasıl davranır, merak bile etmiyorum. Bir hoca olarak Fenerbahçe’yi iyi mi oynatıyor kötü mü, bununla zerre kadar ilgilenmeyen biriyim. O usta analistlerin işi, benim değil. Evet, bu sezon gittiğim Fenerbahçe ve Beşiktaş maçlarından, Galatasaray maçlarından aldığım zevki alamadım. Bütün bu olanların yanında bunun ne önemi var!. Ama bildiğim de bir şey var; Zico’ya saygı futbola saygıdır. Zico’ya saygı, hayata saygıdır, Zico’ya saygı kendimize saygıdır. Zico’ya saygı dünyaya saygıdır. Çünkü, Zico hatıralarımızdır. Çünkü, Zico geçmişimizdir. Çünkü, Zico estetiktir. Çünkü, Zico futbolun ta kendisidir...