Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

05 Aralık 2016 Pazartesi
Düzelecek ve güzelleşecek!

Optik için karalara bürünmüş kapalı tribüne girdiğimde yolumu çeviren, yine karalar giymiş bir genç, şaşkınlık dolu bir yüzle şunu sordu: “Abi Kolot gidiyor, Sinan Engin geliyormuş doğru mu?”

02 Ağustos 2007, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Optik için karalara bürünmüş kapalı tribüne girdiğimde yolumu çeviren, yine karalar giymiş bir genç, şaşkınlık dolu bir yüzle şunu sordu: “Abi Kolot gidiyor, Sinan Engin geliyormuş doğru mu?” Bunun doğru olup olmadığını bilmiyordum, ama gazeteden çıkarken bu yönde bir haber vardı. “Ben de duydum böyle bir şey” dedim. Şaşkınlık dolu ifade aniden hırçınlaştı. Yüzü gerildi, Sinan Engin’in geleceğini bilseydim kombine alırsam... Neyse abi” dedi ve kalabalığa karıştı. Bir soruyla başlamıştık, maç içinde birçok soruyla devam ettik. Koca bir ilk yarı boyunca neredeyse tek pozisyona giremedi Beşiktaş. Serdar Kurtuluş’un kişisel gayretiyle yaptığı bindirmedeki ortasına Bobo’nun vuramadığı kafa, koca bir devrede anlatılmaya değer belki de tek şeydi. İkinci devre hem bizim için hem takım için hareketli başladı. 47 ve 57 aralığında Beşiktaş yüklenir gibi yaptı, ama sadece ‘yüklenir gibi yaptı’ İkinci değişiklik geldiğinde yani Cisse ile Koray değiştiğinde arkamdan birisi yarı isyan, yarı alaylı bir sesle sordu: “Delgado’nun yerine Batuhan, Cisse’nin yerine Koray! Hakikaten şahane bir transfer politakası.” Delgado’nun çıkmasıyla birlikte Beşiktaş’ın seyre değer iki oyuncusundan birini izlemeye başladık. Ricardinho, aldı-verdi, yana attı, dikine attı, ama oyundan çıkana kadar attığı hemen hemen bütün paslar rakip kaleye doğru; ya akın başlangıçıydı, ya akım oldu. Nihayetinde gol de, onun muhteşem ortasından geldi. Maç için umutlu konuşmaya gerek yok. Bir takım oynayarak güzelleşir, oynayarak düzelir. Bu takım, bana oynayarak güzelleşip, oynayarak düzelecek gibi geldi. Ancak anlamadığım birşey var yine de. Bu takım sahaya böyle dizilip, böyle oynayacaksa Tigana’nın suçu neydi ki? Yine de genç oyuncuları bu cesaretle sahaya sürdüğü için Ertuğrul Sağlam’ı tebrik etmek gerek. Maçın tamamında ama özellikle son 10 dakikasında, yani bir takımın iyi bir futbolcuya ihtiyacı olduğu anlarda sahada ‘ben bu takımın kısa sürede en iyi oyuncusu olacağım’ diyen bir Serdar Özkan izledik. Yapamadığı sadece goldü. Her şeyi yaptı.