Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

25 Mart 2017 Cumartesi
Del Bosque'nin 'fikri' eksik

Sonuçtan öte futbolun öğrettikleriyle ilgili biri olarak Mircea Lucescu’nun ayrılmaya zorlanmasının ardından-ki bu hiç arzu etmediğim bir durumdu-Beşiktaş’ın başına Vicente Del Bosque’nin getirilmesine ziyadesiyle memnun olanlardandım. Ummuştum ki, hem iyi futbol izleyeceğiz, hem de hayatımıza dair çok şey öğreneceğiz.

28 Eylül 2004, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Futbol konusunda umduğumuzu bulamadığımız malum. Fakat bir ‘düşün adamı’ olarak Del Bosque, başlarda yaptığı ‘açıklama performansını’ da sonuna kadar sürdüremedi. Son Ankaraspor maçının ardından Beşiktaş’ın teknik ve taktik problemleri üzerine bir dolu laf edildiği için bana Vicente Amca’nın; ‘Erkeklerin erkek olduğu kötü günlerde belli olur’ sözünü didiklemek kaldı. Doğrusu ya, Del Bosque istifa etmeyeceğini nezih bir ifadeyle dile getirmeye gayret ederken, o babacan görüntünün altından böylesi maço bir demeç çıkacağını hiç beklemiyordum. Ne yani, kadınlar kötü zamanlarda kadın olduklarını göstermiyor mu? Buram buram cinsiyet ayrımcılık kokan bu demeç şimdi bir laf mı oluyor? Belli ki, Del Bosque için futbol hala bir ‘erkek oyunu...’ Bilgiye sözümüz yok Şimdi başka bir soruya geçip kendimizce açıklamamızı yapalım... Soru şu, ‘Del Bosque neden başarısız oldu?’ Sanırım ilk Uğur Mumcu söylemişti; ‘Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların’ ülkesinde yaşadığımızı. Kafası bozulan, tartışma sırasında karşısındaki bilgisizlikle suçlayıp işin içinden sıyrılıverdi bu sözü kullanarak. Del Bosque örneğinde ise sanırım durum bunun tersi biçimde işledi. Hiç kimse iddia edemedi ve edemez de Bosque’nin ‘bilgisiz’ olduğunu. Ama Bosque’nin sorunu sanırım ‘fikirsiz’ oluşuydu. Nasıl bir ülkeye geldiğine, burada kimlerin yaşadığına, bu ülkede kimin nasıl futbol oynadığına dair hiç bir fikri yoktu Bosque’nin. Bu nedenle ‘Bana bu ülkede üç takımın çekiştiğini söylemişlerdi. Ama görüyorum ki, çok iyi takımlar var’ deyivermişti... Bilgisinden zerre kadar şüphe edemeyeceğimiz Bosque, tam da bu nedenle bildiklerini bu ülkeye uyarlayacak bir ‘fikre’ sahip olamadı. Bildiklerini derleyip, toparlayacak ve ondan Beşiktaş için özel sonuçlar çıkaracak bir ‘teorisi’ yoktu elinde. Böyle olunca da bilgileri havalarda uçuşuverdi ve Beşiktaş’a lig tarihinin en kötü ikinci sezonunu yaşatan biri olarak kayıtlara geçti. Biz bu ülkede devrilen trenlerde ölen onlarca insana rağmen istifa etme erdemi göstermeyen bakanlar ve müdürlerle yaşamaya alışkın insanlar olarak, onun ‘erkek adam bu zamanda belli olur’ demogojisini iyi anlıyoruz. Sanırım istifa etmeyecek ve sanırım kovulacak... Gönül bunun böyle olmamasını, usulca ve mağrurca ‘Bu tablo benim eserim ve gereğini yapıyor istifa ediyorum’ demesini bekledik ama olmadı, yapamadı... Beşiktaş’a yakışmaz Unutmadan, ortalıkta ‘Beşiktaş’ın başına Ziya Doğan geliyor’ sözleri havalarda uçuşuyor. En büyük rakiplerinden birinin hocasını, hem de şampiyonluğa en yakın iki adaydan birinin hocasını, hem de hafta sonu deplasmanda oynayacağı takımın hocasını almaya kalkışmak en iyi deyimle ‘Fair Play’e ihanettir. Beşiktaş Yönetimi’nin Del Bosque sorunundan önce Ziya Doğan konusunu açıklığa kavuşturması ve rakibinin hocasında gözü olmadığını net ifadelerle açıklaması gerekir. Gerekir ki, hem kimsenin kafası karışmasın hem de Beşiktaş’a yakışan yapılsın...