Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

24 Ocak 2017 Salı
Cordoba, Pancu ve 9 futbolcu

Vitesse maçının ardından Del Bosque, iki şeyin altını çiziyor ve diyordu ki; “Elimizdeki kadro şimdilik bu. Bir teknik direktör herkesi mutlu edemez...” Bu birincisiydi...

11 Ocak 2005, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Bosque’nin ‘eldeki kadro’ dediği futbolcular üzerine sezon başından bu yana yazıp söylenmedik kalmadı. Takımın orta seviyeli futbolculardan kurulu olduğu, çoğunun birbiriyle aynı özellikleri taşıdığı, görev verilen bölgenin emrettiği ‘incelikleri’ yapabilecek futbolcu sayısının sınırlı olduğu ve bu nedenle Beşiktaş’ın bir türlü organize olamadığı defalarca söylendi. Gerekenin, kadroda olup - Cordoba, Pancu, Tümer gibi - tam kapasite kullanılmayan rezervleri harekete geçirmek olduğu, bunun dışında gerek forvette gerekse orta alanın iki kanadına takviye yapılması gerektiği sıklıkla dile getirildi. Ama ya çaresizlikten ya umursamazlıktan, dinleyen olmadı. Düşünün, son hazırlık maçı o denli sıkıcıydı ki, üzerine konuşulacak şey Veysel Cihan ile sınırlı kaldı. Ben asıl tam bu bağlamda Bosque’nin ikinci tespitine takıldım... Mohammed Suleymanou’yu işaret ederek diyordu ki Bosque; “Antrenmanlarda çok iyiydi. Ancak maçta gereken performansı gösteremedi.” Sanırım hocaların çoğunun problemi de burada düğümleniyor. Bazıları ‘idman topçusu’dur. Antrenmanlarda öyle çalışırlar ki, onları takıma koymamak akıtılan onca tere, gösterilen onca çabaya haksızlık etmek olur. İnsanın içi el vermez o topçuyu takımdan kesmeye. Buna en iyi örnek İbrahim Üzülmez’dir. Sahada yırtınan ama takıma yırtındığının onda biri kadar katkı sağlayamayan İbrahim, eminim ki, idmanın da en gözde topçusudur. Ama olmayınca olmaz... Teknik direktör farkı da burada ortaya çıkar. Hamurunun iyi olduğunu düşündüğü topçuya seviye atlatmak, ona yeni beceriler kazandırmak teknik direktörün bir maçı kazanacak taktiği düşünmek kadar esas işidir. Çünkü, yeteneği sürekli gelişen futbolcuya rakibin müdafaa yapması da o denli zorlaşır. Şimdi sorarım, kim korkar Beşiktaş’ın kanat organizasyonlarından? İşte ‘idman ve maç topçusu’na iki iyi örnek. Biri harcadığı enerjinin onda biri kadar ‘değer üretemeyen’ idman topçusu İbrahim Üzülmez, diğeri oynadığı her maçta mutlaka bir öncekinden daha ‘ince işler’ yapan Daniel Pancu. Benim için Pancu’nun olmadığı bir Beşiktaş’ın ‘izlenirlik oranı’ her zaman düşüktür. Ben hoca olsam, maçtan önce Pancu ve Cordoba’yı tahtaya yazar, diğer 9 topçuyu onlara göre konumlandırırdım. Çünkü bu iki adam da ‘maç topçusu’ ve bunu her oynadıkları maçta gözümüze gözümüze soktular. Yoksa Beşiktaş’ın kısa vadedeki ilacı ne İbrahim Toraman, ne Veysel, ne Suleymanou, ne Çağdaş, Ne Ali Güneş, ne Mustafa Doğan ne de kaptığı topları kaptırma rekortmeni Okan Buruk. Hepsini gönderseniz bir şey kaybetmezsiniz, hepsini yüzyıl tutsanız da kazanacaklarınız bundan daha fazla olmaz.