Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

06 Aralık 2016 Salı
Böyle karar olmaz

Bursa'da yarın Bursaspor-Beşiktaş maçı var. Alınan kararlara bakanlar, şehirde maç oynanmayacak savaş çıkacak zanneder...

06 Aralık 2007, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Ne kadar acayip bir ülkede yaşıyoruz! Olanlara akıl sır erdiremiyorum bazen.
Yarın Bursa’da Bursaspor-Beşiktaş maçı var. Alınan kararlara bakanlar, şehirde maç oynanmayacak savaş çıkacak sanır. Türkiye Cumhuriyeti’nin Bursa ilini yönetenler, Beşiktaş taraftarlarının maça alınmaması kararına vardı. Yetmedi, nüfus kağıdında ‘Bursa’ yazmayanların ve küçük çocukların maça giremeyeceği de karara dahil edildi. Neyse ki, Bursa’ya İstanbul’dan girişler yasaklanmadı.
Yönetici sınıfın, ‘halk paranoyası’nı şimdilik bir kenara koyup alınan kararlardaki tutarsızlıklara bir göz atalım.
Madem Beşiktaş taraftarını tribüne sokmayacak kadar güvenli bir kalkan oluşturuluyor Bursa’da, o zaman çocuklar maça neden alınmıyor? Bir devlet eğlenmeye giden çocuklarını koruyamıyor mu? Peki, içeri alınmayacak çocukların yaş sınırı kaç olacak?
Ayrıca vatandaşın nüfus kağıdında benim gibi Samsun yazıyorsa, ancak Bursa’da oturup, Bursaspor’u tutuyorsa, onu içeri almamak ne demek? Bu durumda çok temel bir insan hakları ihlali yapılmıyor mu yasa eliyle...
Beşiktaşlılar’ın ya da İstanbul veya herhangi bir kentten gidip ancak Bursaspor’u tutmayanların stada sokulmamasının ‘seyahat, eğlenme, bilgi ve kültür edinme hakkı’nın ellerinden alınması demek olduğundan ise söz etmeye bile gerek yok sanırım.
Elbette aynı durum İnönü’ye sokulmayan Bursalı taraftarlar için de geçerli...
Bu yasaklar olmayan düşmanlıkları var gibi göstermekten, ya da ufak gruplar arasındaki gerilimi artırmaktan başka ne işe yarar? Şimdiye kadar yaradı mı?
Yasaklar sadece, marjinal grupların genişlemesine yol açar. Yapılanların ‘doğru’ olduğunu düşünen çocuklar gruba katılarak grubu çoğaltırlar. Öteki’nden nefret ederek büyür, nefreti, sonraki kuşaklara devrederler...
Bu keskinleşmeye bir örnek okudum bugün Taraf gazetesinde. Bursa tribün lideri Selim Kurtulan’ın basın toplantısını, “İstanbul’dan taraftar gelmesin” diyor, “Bursa gol attığında sevinmeyenin başına kötü şeyler gelir” diyor.
Sanmayın ki benzer dili kullanan Beşiktaşlılar yok. Biliyorum, daha fazlası var.
İşte yasaklamalar bu dilin daha da büyümesini, çoğalmasını, bileylenip keskinleşmesini sağlar. Çünkü yasaklar, bu çocukların sevdikleri bir oyunun etrafında buluşmalarını engeller, onların var olduğunu düşündükleri problemleri daha uygar, insani bir dille çözebilmelerinin kanallarını kapatır. Birbirlerinden uzak durdukça birbirlerine nefretleri artar.
Kapalı toplumların “düşmanların gözü topraklarımızda” paranoyasıyla kendi halkını iktidar tahakkümü altında tutması gibi bir durumdur bu.
Bir yanlış anlama ya da bilerek yapılan bir çarpıtmanın bir süre sonra ‘gerçek’miş gibi algılanması durumuyla karşı karşıyayız anlayacağınız.
Şimdi soruyorum, bütün bunlar ne zamana kadar sürecek? Ne zamana kadar Beşiktaş ile Bursaspor taraftarları birbirlerini ‘düşman’ sanacaklar.
Bu “taraftarlar birbirine girecek” paranoyasının altına odun atıldıkça, savaşmaları için dişe dokunur ciddi gerekçeleri olmayan bu çocuklar belki de hiç barışamayacak.
Oysa futbol barışı sever; kardeşliği, dayanışmayı, birbirini anlamayı, anlamaya çalışmayı sever. Futbol sahaları demokrasi kültürünün bireylerin zihnine işlemesi için olağanüstü fırsatlar tanır. Gençlere güvenin, fırsat verin, onlar bu dünyanın güzelleşmesinin bir yolunu mutlaka bulurlar.