Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

24 Mart 2017 Cuma
Bir de görebilsek

“Galatasaray ve Fenerbahçeliler’in de olduğu bir masadaydık. Saviola’nın çalımları sonrası, Koray’ın röveşatasını anlayamadık! Maç sonunda ise ciddi bir ders aldık: “Bu masa dinlemeyi değil, izlemeyi daha iyi beceriyor.”

04 Kasım 2005, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Aslında maçı ‘Süper’de dinleyecektik. Süper, Bekar Sokak’ta Lig TV’den maçları izlediğimiz meyhane. Ama bir Galatasaray-Beşiktaş maçı meselesinden dolayı garsonlarla kapışıp kavga ettiği için ekip oraya değil, Taksim Oto Yıkama’nın üzerindeki ‘Erkal’ın Yeri’nde buluştu. Ekip şöyle; beş Beşiktaşlı, üç Galatasaraylı, bir de Fenerli... Köhne radyoda uzun süre Radyospor arandı. Nihayet bir telefon sonucu 95.6 frekansı olduğu tespit edildi, başlama vuruşundan hemen sonra maç dinlenmeye başlandı. Ses çok cızırtılı. Müteahhit Levent, radyonun kordonuna bir çatal bağlayınca, ses de netlik kazandı. ‘Hani hoca penaltı!’ İlk atak Sevilla’dan... Cordoba kurtarınca, Beşiktaşlılar’da büyük bir alkış koptu. Kime olduğunu duyamadık ama Fabiano, Beşiktaşlılar’dan birine arkadan girince, Serdar ayağa kalktı: “Hani hoca kart!” Cenk’in iddaa kuponunda maç Sevilla lehinde olduğu için bir süre içimizdeki ‘Sevillalı Cenk’le uğraştılarsa da, Kleberson’un nereye gittiğini anlamadığımız şutuyla tekrar maça döndük. Hayati’nin zulmü yüzünden Beşiktaş sempatisini kaybetmiş olan, Adana Demirspor tribününden yetişme, koyu Galatasaraylı Kerem koydu tespiti; “Bu iyi.” Levent devam etti: “Bu maçı rahat alırız.” Bir pozisyon... Nasıl olduysa Tümer yerde. Aynı anda üç soru; “Hani hoca penaltı?” Serdar dayanamayıp patlattı: “Bizimkilerde Fener forması olsa, kesin penaltıydı” 15. dakika... Tümer ortalığı karıştırdı. Spiker bağırıyor, bütün Beşiktaşlılar ayakta. Tezahüratı Adnan başlattı; “Saldır Kara Kartal ooo...” Bu arada adını en çok duyduğumuz Sevillalı Fabiano, sanıyoruz bir serbest atış kullanıyordu ki, Hayati kapalıdaki büyüsünü yapmaya başladı; “Zzzzıııtttt.” ‘Ha Ailton ha Cenk!’ Galatasaraylı Cenk, sürekli cepten iddaa sonuçlarını takip ediyor. Tam o sırada Ailton fırladı, vurdu, top herhalde tuhaf bir yere gitti. Adnan dayanamayıp, kadehten iri bir yudum çekti; “Şişman golcü diye başlık atmış şerefsiz İspanyol basını” dedi ve kadehi yere koydu. Kerem köşedeki Cenk’e çaktı Adnan’dan gelen topu: “Ha Ailton ha Cenk, ne farkları var! İkisi de aynı sıklette, Cenk de atamazdı bu golü.” Serdar kaçırmıyor spikerin arızasını; “Elin oğlu Adem Dursun’u bir çırpıda Ahmet Dursun yaptı, iyi mi!” Sevilla bastırıyor, “Bu pozisyonlar sahte pozisyonlar” diyen Kerem ekliyor: “Onu bunu bilmem. Harbiden tam Youla’nın maçı.” Dakika 27... Tümer yaklaşık 35 metreden vurmuş. Maçı cep telefonunun radyosundan kulaklıkla dinleyen Hayati yemin ediyor; “Allah belamı versin, bir santim üstten gitti” diye... 19. dakikada spikere göre Saviola üç kişiyi geçti fakat nasıl olduysa, Koray topu röveşatayla uzaklaştırdı! Masadaki kimse pozisyonu hayal bile edemedi. Bu ara Galatasaraylı Cenk tulavele gitti. Cordoba acaba ne yaptı? Ve dakika 31... Beşiktaş ilk korneri kazandı. Hayati bağırdı: “Kilitleyin şunu içeri!” Ne oldu anlamadık, Cordoba bir şeyler yaptı bir dakika sonra. Spiker öyle bir ses tonuyla konuşuyordu ki, bütün masa Beşiktaş’ın gol yediğini zannetti. Epey sonra anladık ki, Cordoba topu son anda tokatlamış ve felaketi savuşturmuş. Meyhanede gürültü yüksek. Ali Tandoğan’la birlikte bütün masa, topu rakip sahaya taşıdı! Ama ne Beşiktaş forveti ne de masadan biri bir türlü topa dokunup, golü yapamadı. Küfür kıyamet! İbrahim soldan daldı, orta yapacak ama Serdar’la Hayati öyle bağırıyorlar ki, çocuğun dizi titredi ve haliyle topu kaybetti. Tahmin edersiniz ki, Serdar da Hayati de bastılar oğlana küfürü! Masanın en ciddisi Adnan... Sürekli bıyıklarıyla oynuyor ve ağır ağabey edasıyla, “Beyler biraz sessiz lütfen” diye gençleri uyarıyor. Ve Cenk müjdeyi verdi; “Aha da Brondby attı!” ‘Tam bir Haçlı seferi’ İlk devrenin son dakikasında Ali’ye arkadan müdahale etti Luis Fabiano. Masadaki hiç kimse anlayamadı neden kart olmadığını. Hayati dayanamadı; “Ya resmen bir Haçlı Seferi bu” diye patlattı. İlk yarı da alkışlarla ve “Kıskananlar çatlasın tezahüratıyla” bitti. Anladık ki Sevilla ikinci yarıya iyi başlamıştı. 51’de Saviola çakmış, spikere göre Cordoba yüzde 99’luk bir golü kurtarmış. Yazık ki, Saviola yüzde 1’lik bir işi daha yapamamış. Bu nasıl bir oransa! Yine bir Sevilla atağında Çağdaş topu çizgiden çıkarınca, Serdar’a göre: “Kudurdu şerefsizler. Kuduran sadece Sevilla değil, Cenk de kudurdu. İddaa kuponu yatmıştı, ilk yarı 1, ikinci yarı 1 oynamış. Cordoba yine müthiş bir kurtarış yaptı, dakikayı anlayamadık. Kadehlerden iri birer yudum çekti Beşiktaşlılar. ‘Youla ve Pancu lazım’ Fabiano, Okan’a faul yaptı. Ama genel kanaat şu ki, taraftar baskısı yüzünden hakem kırmızı kart gösteremedi Sevillalı’ya... “İkinci devre gerildik” dedi Hayati. Masa hemen bir oyuncu değişikliğine gitti; “Youla ve Pancu lazım bu takıma” dedi herkes. O ara Cenk verdi haberi; “Lucescu ikiyi de attı” Sürekli kurcaladığı cep telefonundan öğreniyoruz ki, Shaktar, Stuttgart’a iki tane çakmış. Adnan’a göre Trapattoni ve Lucescu gibi iki kurdun kapışmasından, bizim kurt galip çıkmış. Ne oldu, nasıl oldu anlayamadık. Bir gol yedi Beşiktaş. Bir kaç dakika sonra öğrendik ki, golü Saviola atmış. Ağır çekim tekrarı da olmadığı için üzerinde fazla durmadık golün. ‘Nasıl olsa bir tane de biz atarız’ diye... Daha golü konuşamamıştık ki, ikiyi yedi Beşiktaş. Masaya ağır bir hüzün çöktü. Yüzde 99’lük bir gol kaçırdı Ailton. Bu da spikerin ifadesi. Masa o kadar üzgün ki, kaçan gole bile kimse hayıflanamadı. Masa bir anda karıştı Bu ara Galatasaraylı Gürol ve Cenk ile Beşiktaşlı Serdar, inceden gerildi. Ama ağır ağabey Adnan duruma el koyup, raconu kesti: “Arkadaşlar maçı göremiyoruz, sessizlik lütfen.” Masa iyice karıştı. Galatasaraylılar, Beşiktaşlılar birbirine girdi. Bu gerginliği Adnan da yatıştıramadı. Masa koptu. Kimse radyoyu dinlemez oldu. 76’da masadaki gerginlik yatışır gibi olduysa da, Galatasaraylı Cenk’in Süper Kupa ve UEFA Kupası hatırlatmasıyla ortalık yine alevlendi. Dakika 80... Bağırış, çağırış gırla gidiyor. Tacize dayanamayan iki Galatasaraylı Kerem ve Gürol hesapları ödeyip, masayı terkettiler. Artık maça ilgi sıfır! Bu arada bir gol daha oldu: 3-0. Anlaşıldı ki bu masa, maç dinlemeyi değil maç izlemeyi daha iyi beceriyor.